E-Posta İle Ulaş
E-Posta İle Ulaş info@timurdemir.com.tr
Kişisel blog yazmaya başlamadan önce, neden blog yazmak istediğinizi düşünün!

Kahkaha Atmak Bulaşıcı Mıdır?

Time dergisinin 1999 yılında yayınladığı kendine özgü araştırmasında "gülme parçası" (film ve dizilerde arka fonda kullanılan gülme efekti) önceki yüzyılın en kötü 100 fikrinden biri olarak kabul edildi. Aslında gülme parçası fikri oldukça masum bir şekilde başlamıştı.

Gülme parçası, canlı stüdyo seyircisinin eksikliğini telafi etmenin bir yolu olarak 1950 yılında tanıtıldı. Ancak zaman geçtikçe, gülme parçaları bayat ve basmakalıp hale gelmeye başladı. Özellikle komik olmayan durumların karşısında kullanılan efektlerin ardından bir sevimsizlik söz konusu oldu.

Bu gülme parçalarının sesi ne kadar saçma olursa olsun bir şeye gülme şansımızı artırıyorlar. Bunu Journal of Personality ve Social Psychology'de yayınlanan bir araştırma ile biliyoruz. Araştırmaya göre şakaların ardından gülme parçasının gelmesi deneklerin gülme şansını yükseltmiştir.

Daha yakın zamanlarda ise bir kahkaha uzmanı olan Robert Provine, insanların gülmek için şakaya bile ihtiyaç duymadıklarını keşfetmiştir. Yaptığı araştırmada 20 saniyelik kahkahalara yer vermiş ve ortada şaka olmamasına rağmen denekleri gülümsetmeyi veya güldürmeyi başarmıştır.

Kahkahanın bulaşıcı olma tartışmalarında, Tanzanya'da yaşanan bir olay oldukça popülerdir. 1962 yılında yatılı okulda okayan üç kız gülmeye başlar. Sonra ağlama gibi diğer belirtilerle birlikte kahkaha yayılmaya devam eder.

Okuldaki 159 öğrenciden 95'i bu durumdan etkilenir. Okul kapatılır, yeniden açıldığında 50'den fazla öğrenci durumdan tekrar etkilenir ve durum yakın köylere yayılır. İki buçuk yıl sonra kahkahalar durduğunda 1000'den fazla insan kahkaha salgınının semptomlarını sergilemiştir.

Bulaşıcı Kahkaha

Hemen şimdi yüksek sesle gülmeyi deneyin. Kahkahayı taklit etmekten gerçekten zor bir iştir. Bu yüzden hafif gülümsemelerle gevşediğimizde bu büyük ölçüde istemsiz bir eylemdir. Çoğu insan gibiyseniz topluluk içerisinde bir komik filme gülme şansınız daha yüksektir.

Araştırmacı Robert Provine, topluluk ortamında kahkahanın özel ortamlara kıyasla 30 kat daha sık olduğunu tespit etmiştir. Bu, kendi başınıza olduğunuzda bazı şeyleri komik bulmadığınız anlamına gelmez. Ama kahkaha atmaktan ziyade gülümsemeniz daha olasıdır.

Kahkaha, çoğunlukla gruplar halinde meydana gelen istemsiz bir eylem olduğundan beynimizin bir türlü kahkaha detektörüne sahip olduğu teorileştirilmiş durumdadır. Sesler, beynin premotor kortikal bölge olarak bilinen bir bölümünü harekete geçirmişlerdir.

Beynin bu kısmı yüz kaslarımızı seslere tepki vermek için hazırlarlar. Başka bir ifadeyle, insanlar kahkaha duyduklarında gülümsemeye başlarlar. Beyninizin zaman zaman sizi komik olmayan şeylere gülmeye zorladığını düşünüyorsanız bu konuda endişe etmemelisiniz.

Bazı teorisyenlere göre kahkaha öncesindeki konuşma, pozitiflik eğilimi, dostluğu göstermenin önemli bir yoluydu. Kahkaha, başka bir gruba zarar vermediğini ve o gruba ait olduğunu göstermenin bir yoluydu. Şimdi bile gülmek, insanlar arasında bağlar kuran önemli bir sosyal araçtır.

Yazar Hakkında

Timur Demir
Timur Demir Ben Timur Demir, 1991 Muğla doğumluyum. Evliyim ve Muğla'nın Dalaman ilçesinde yaşıyorum. 2013 yılından bu yana blog yazarlığı ve son 1 yıldır blog danışmanlığı yapıyorum.

Yorum Yap