Blog Yazarlığı

Blog Nasıl Açılır? Adım Adım Blog Kurmak

Bir blog nasıl açılır ve ondan nasıl para kazanılır merak ediyorsanız bu kolay adımlardan oluşan rehberi takip edebilirsiniz. Bu rehber sayesinde bir blog sahibi olabileceksiniz. Yaklaşık 10-15 dakika sürecek birkaç kolay adımda bir blog açmayı öğreneceksiniz. Rehber bölümlere ayrıldığı için dilediğiniz kısma hızlıca geçiş yapabilmeniz mümkündür.

Teknik bir deneyiminiz olmasa bile 2020 yılında bir blog açmak inanılmaz derecede kolay bir iştir. Rehberi baştan sonra takip etmeniz durumunda tüm bu adımlardan birlikte geçeceğiz. Bundan yaklaşık 15 dakika sonra bir blog sahibi olabileceksiniz. Eğer hazırsanız bir an önce başlayabilir ve rehberi tamamlayınca yeni bir blog sahibi olmanın keyfini çıkarabilirsiniz.

Blog Nedir?

Bir blog genellikle okurları çekmek ve online bir gelir elde etmek amacıyla resmi olmayan veya sohbet tarzında yazılmış yeni içeriklerin sık sık yayınlandığı, düzenli olarak güncellenen bir site demektir. Bugün bir blog sahibi olmak kendi işini başlatmak ve online gelir elde etmek için en kolay ve en erişilebilir yollardan biridir.

Bir blog sahibi olmanın en iyi yanı nedir? Bir blog sahibi olmak için profesyonel bir yazar olmanıza gerek yoktur. Çünkü blog okuyan insanlar daha samimi ve daha içten bir dil beklemektedirler. Konuşma tonunu buna göre ayarlamanız gerekmektedir. Ayrıca bir blog sahibi olmak için belirli bir yeterlilik düzeyine de ihtiyacınız yoktur.

Bir blog açmak ve başarılı olmak için herhangi bir kimlik bilgisine, alanında yılların deneyimine (olursa elbette iyi olur) veya okul derecelerine ihtiyacınız yoktur. Yaşınıza, konumunuza ve deneyim seviyenize bakılmaksızın blog yazarı olmaya hemen başlayabilirsiniz. Aşağıdaki hedeflerden birine sahipseniz blog yazmayı düşünebilirsiniz:

  • İnternetten para kazanmak: Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insan klasik 9-5 işte çalışmak yerine evden para kazanmaya yönelmektedir. Bloglama, doğru şekilde yapmanız durumunda çok düşük maliyetlerle en kazançlı online işlerden biri olabilecektir. İşin en iyi yanı, bugün bir blog yazısı yazmak için için ortaya koyduğunuz bir avuç saat ile gelecekte uzun süre para kazanabilirsiniz. Üstelik tam zamanlı olarak bu işi yapmanızı da gerektirecek bir durum yoktur.
  • Kişisel markayı büyütmek: Zaten büyütmeyi umduğunuz bir işletmeniz varsa bir blog açmak daha fazla online müşteri çekmek için ideal bir seçenek olacaktır. Düzinelerce küçük işletme sahibine her gün yüzlerce yeni okuyucuyu (potansiyel müşteri) sitelerine getiren blog içeriği yazmalarına yardımcı oldum. Bunun kişisel markanızı büyütmek için ideal bir iş olacağından emin olabilirsiniz.
  • Hikayenizi anlatmak: Blog açmanın en önemli sebeplerinden biri öğrendiğiniz şeyleri dünya ile paylaşmaktır. Yararlı bir beceri, bir işte birikmiş bir deneyim oluşturmuş durumdaysanız yeni başlayanlar sunacağınız tavsiyelerden büyük ölçüde faydalanabileceklerdir. Onlara ışık tutabilir ve kariyerlerinde başarılı olmaları için çeşitli bilgilerle buluşmalarına yardımcı olabilirsiniz.

Kendiniz için çok geçerli bir nedene sahipseniz ve bir blog açarak online olarak para kazanmak istiyorsanız bu rehberi incelemeye başlayabilirsiniz. Bu basit rehber sayesinde blog açarken takip etmeniz gereken tüm adımları takip etmiş olacaksınız. Sonuç olarak ise kendiniz için hem kazanç sağlayabileceğiniz hem de gurur duyabileceğiniz bir blog oluşturmuş olacaksınız.

1. Blog Adını Seçmek

İlk olarak yeni blogunuz için bir ad seçmeniz gerekmektedir. Blogunuzun adı, okuyucuları ilk önce görecekleri (timurdemir.com.tr gibi) şeydir. Bu yüzden yazacağınız genel konular gibi bir şeyi temsil etmesi gerekmektedir. Diğer taraftan blog adınız kendi adınız olabilir, işinizin adı olabilir veya akıllı bir kombinasyon kullanarak kelimelerden bir şeyler türetebilirsiniz.

Blogunuzun adını belirledikten sonra aynı zamanda onun alan adını ve beraberinde hosting hizmetini seçmiş olursunuz. Bu hizmetleri satın almak için onlarca farklı adres sunabilirim. Ancak dilerseniz Hostinger üzerinden tüm alışverişinizi güvenli bir şekilde yapabilirsiniz. Yabancı firmalarla çalışmak sizin için normalse bu durumda Bluehost firmasından hem alan adı hem de hosting paketini satın alabilirsiniz.

Hosting paketi satın alırken dikkat etmeniz gereken şey mutlaka WordPress uyumlu bir hosting paketi almanızdır. Blog açmak için biz (bu rehber dahilinde) WordPress’i kullanmış olacağız. Bu nedenle yıllardır sektörde var olan firmalardan birini seçtiğiniz zaman hata yapmış olmazsınız. Köklü şirketlerle çalıştığınız zaman blog açarken sorun yaşama olasılığınız çok düşüktür.

Plan Seçimi

İlk olarak, bir hosting planı seçmeniz gerekmektedir. Unutmayın, hosting aslında blogunuzu online tutmanızı sağlayacak şeydir. Kişisel olarak satın alım gerçekleştireceğiniz hosting planında aylık trafik sınırının olmamasına dikkat etmelisiniz. Aylık trafik sınırı belirli miktarda trafik aldıktan sonra sitenizin yavaşlamasına ve hatta erişilemez hale gelmesine neden olabilecektir.

Yukarıda belirttiğim gibi sınırsız trafik imkanı sunan bir hosting paketi satın almalısınız. Bu açıdan Hostinger’in sunmuş olduğu Premium Web Hosting paketi ihtiyacınızı görecektir. Pek fazla ziyaretçi almayacak bir blog açacağınızı düşünüyorsanız başlangıçta Tekil Web Hosting paketini seçebilirsiniz. Ancak kısa sürede büyümeye odaklanacak iseniz Premium Web Hosting paketi çok daha makul bir seçenek olacaktır.

Hosting Paketi Seçimi

Belki fark etmiş olabilirsiniz. Hostinger hosting satın alımının ilk aşamasında karşınıza belirli seçenekler çıkmıştı. Biz buradan en makul olan Premium Web Hosting paketini seçerek yolumuza devam etmiştik. Daha sonra ise karşımıza aşağıdaki görselde yer alan şekilde çeşitli hizmet süreleri ve ödeme periyotları gibi bilgiler gelmektedir. Bu kısımda doğru seçim yaparak tasarruf edebilirsiniz.

  • 1 aylık satın alım yaparsanız herhangi bir indirim kazanamazsınız.
  • 12 aylık satın alım yaparsanız %69 oranında indirim kazanırsınız.
  • 24 aylık satın alım yaparsanız %75 oranında indirim kazanırsınız.
  • 48 aylık satın alım yaparsanız %82 oranında indirim kazanırsınız.

Şimdi bu seçenekler arasından hangisinin daha doğru olduğunu merak ediyor olabilirsiniz. İlk olarak 1 aylık seçeneği eleyelim. Çünkü 1 aylık bir hizmet beklentimiz söz konusu değil. Daha sonra 48 aylık planı eleyelim. Blog adresimizin 4 yıl süreyle aktif kalacağının garantisini vermemiz mümkün olmayacaktır. Geriye iki seçenek kalmaktadır: 12 ay ve 24 ay.

Şahsen tercihim 24 aylık plandır. Sebebine gelince sitenizde yazmaya başlamak, kitle oluşturmak, yaparsanız SEO çalışmalarının oturmasını beklemek, arama motorlarından düzenli ziyaretçi almak gibi işlemler nereden baksanız 12 ay gibi bir süre alacaktır. Her şeyin yolunda gidip gitmediğini 12 aylık sürenin sonunda göreceksiniz. Bu nedenle 24 aylık bir plan satın alıp ekstra indirimden faydalanmak çok daha doğru olacaktır.

Ekstra İmkanlar

Hostinger üzerinden bir satın alım gerçekleştirmeye çalıştığınız zaman neredeyse her adımda bir ekstra ile karşılaşırsınız. Bu ekstraların ne olduğunu bilmek ve bunları kullanmanın ne anlama geleceğini öğrenmek çok önemlidir. Bu açıdan aşağıdaki önerilerimi göz önünde bulundurmalı ve ekstra maliyet anlamına gelen bu çözümlerden uzak durmayı düşünmelisiniz.

  • “Ömür boyu SSL sertifikası” size ücretsiz olarak sunulmaktadır. Bunu mutlaka kullanmalısınız.
  • “Günlük Yedekleme” isteğe bağlı bir çözümdür. WordPress kullanacağımız için bunu bir eklenti yardımıyla ücretsiz bir şekilde yerine getirmemiz mümkündür. Bu seçeneği lütfen seçmeyin.
  • “Cloudflare Koruması” isteğe bağlı bir çözümdür. WordPress ile CloudFlare entegrasyonu sağlamak sadece birkaç tıklamadan ibarettir. Şu aşamada ekstra korumaya ihtiyacımız yoktur. Bu seçeneği lütfen seçmeyin.
  • “Kişisel Bilgileri Gizleme” isteğe bağlı bir çözümdür. Alan adınızı belirlerken bu çözümü kullanmanızı öneririm. Whois bilgilerinize bakıldığı zaman açık bir şekilde e-posta adresinizin, telefon numaranızın ve ad soyad bilgilerinizin gözükmesini engellemiş olursunuz.
  • “Öncelikli Destek” seçeneğine ihtiyacınız olacağını düşünmüyorum. Destek konusunda takıntılı birisi olmanız durumunda aylık paketlerden birini satın almayı düşünebilirsiniz. Bunu önermiyorum çünkü başlangıçta kurumsal bir yapıda olmayacağız ve e-ticaret gibi bir işe girişmeyeceğiz.
  • “SEO Araç Kiti” seçeneğine ihtiyacınız olmayacaktır. Benim sunduğum SEO önerileri doğrultusunda WordPress sitenizin SEO ayarlarını eksiksiz bir biçimde gerçekleştirmiş olursunuz. Dolayısıyla bu seçeneği es geçmelisiniz.

Bu noktaya kadar adım adım her şeyi kontrol etmeniz durumunda en kazançlı alışverişi yapmış olursunuz. Bir sonraki adımda kendi siteniz için en doğru adı nasıl seçecek olduğunuzdan söz edeceğim. Hostinger ile sunucu satın alımını gerçekleştirmeden önce (alan adı ücretsiz geleceği için) bu adımı da göz önünde bulundurmanızı öneririm.

Blog Adı Seçimi

Hostinger üzerinden hosting paketinizi seçip satın aldıktan sonra bir alan adı almanız gerekmektedir. Hostinger size bir ücretsiz SSL sertifikası ve bunun yanında ücretsiz alan adı kayıt etme şansı sunacaktır. Aşağıdaki gibi bir ekran karşınıza çıktığında ücretsiz alan adınızı kayıt ettirmeyi unutmayın.

Bu kısma geldiğiniz zaman yapmanız gereken sitenizin kullanacağı ismi belirlemektir. Bu konuda çalışmanızı daha önceden yapmış olmalısınız. Örneğin, benim sitemin alan adı timurdemir.com.tr şeklindedir. Siz de kendi adınızla bu şekilde bir kombinasyon oluşturabilirsiniz. Hostinger size .com uzantılı (veya diğer birkaç uzantıyı içeren) alan adını ücretsiz olarak sunar. Bu imkandan faydalanmayı unutmamalısınız.

Seçmiş olduğunuz alan adı kayıtlı ise farklı bir alternatif düşünmek zorundasınız. Alan adını belirlemek zor bir iştir. Ancak bunun ömür boyu kullanabileceğiniz isim olduğunu göz önünde bulundurmanız çok daha sağlıklı olacaktır. Alan adını belirledikten sonra “Alan adımda kişisel bilgilerimi gizle.” seçeneğini aktif edebilirsiniz. Bu seçenek sayesinde kişisel bilgilerinizin herkese açık olmasını engellemiş olursunuz.

Hosting paketini satın almadan önce alan adınızı belirlemiş olmanız gerekmektedir. Bu sayede Hostinger tarafından sunulan ücretsiz alan adı imkanından yararlanmış olursunuz. Bu nedenle seçeneklerinizi en başından itibaren tek tek elemek için çaba göstermelisiniz.

Blog adı seçimi blog açmanın en önemli bölümlerinden biri olsa bile bunu sonradan değiştirebilecek (belirli maliyetle) olduğunuzu unutmamalısınız. Bu nedenle blog adının hayaliniz için bir engel olmasına izin vermemelisiniz. Blog açmak istediğiniz konulara yakın bir şeyler seçmeniz bile mümkündür. Örneğin, timurdemir.com.tr gibi ad soyad içeren bir seçime yönelebilirsiniz.

Blog adınız insanların arama sonuçlarında göreceği ilk şeydir. Onlara kim olduğunuzu, ne hakkında yazdığınızı ve hatta kişiliğinizi anlatabilecek bir şeydir. Blogunuz için bir isim bulmanın onlarca farklı yolu vardır. Bir blog için isim belirlerken aşağıda yer alan ve size yardımcı olabilecek çeşitli adımları takip etmeyi düşünebilirsiniz.

Nişe Dalış Yapın

Blog yazmak için bir niş seçtiğiniz sürece blog adı seçme konusunda çok az sorun yaşarsınız. Yapmak istediğiniz ilk şey sektörünüzdeki diğer insanlarla tanışmak olmalıdır. Örneğin, yürüyüş hakkında bir blog açmak istiyorsanız ve İstanbul gibi bir şehirde yaşıyorsanız blogunuz için isim belirlemeden önce var olan isimleri gözden geçirmelisiniz.

Nişte yer alan diğer bloglara göz atın ve kendilerini nasıl adlandırdıklarına bakın. Bunu yaptığınız zaman insanların markalaşmak için seçtikleri yolu görmüş olursunuz. Öğrenebileceğiniz ve tercih edebileceğiniz ne varsa hepsini gözden geçirin. Sadece büyük blogları değil aynı zamanda ilham verici her şeyi düşünün.

Bazen blog adı belirlemek için nişin biraz dışına çıkmak iyi bir fikir olabilecektir. En sevdiğiniz şirketlerin kullandığı kelimeleri arayabilirsiniz. Hangi kelimeler sizin daha çok hoşunuza gidiyor? Hangi kelimeleri daha ilgi çekici buluyorsunuz? Bunların bir listesini oluşturmalısınız.

İletilecek Mesajı Belirleyin

Bir nedenden ötürü bir blog açmak istiyor olabilirsiniz. Bu durumda neden blog açmak istediğinizi düşünerek bir isim belirlemeye çaba gösterebilirsiniz. Bir blog nişi seçerek listenize geri dönün ve iletişim kurmaya çalıştığınız ana mesajı temsil eden şeyleri araştırmaya başlayın.

Kendinize neden bir marka oluşturmak istediğinizi sormalısınız. Markanızın veya ortaya koyacağınız içeriklerin ne anlama geldiğini düşünmelisiniz. Geleceğe yapacağınız etkiyi göz önünde bulundurmalısınız. Tüm bunları düşündükten sonra mevcut veya yeni blog adınızın bunu yapmaya izin verip vermeyeceğinizi değerlendirmeniz gerekmektedir.

Bu değerlendirme büyük bir adım olabilecektir. Ancak sizi köşeye sıkıştırmasına izin vermemelisiniz. Belirleyecek olduğunuz harika adın bir anlamı olacaktır. Buna rağmen düz, eğlenceli ve unutulmaz bir isim belirleme şansınızın olduğunu da unutmamalısınız.

Ziyaretçiler Gibi Düşünün

İyi bir zemin hazırlamış olabilirsiniz ama artık işleri biraz daha ciddiye alma zamanı geldi diyebilirim. Gelecekteki blogunuzun genel konu alanını ve ideal okuyucunuzun kim olduğunu düşünün. Ne okumak istiyorlar? Dikkatlerini ne çekecek? Blogunuzu okumak zorunda olduklarını onlara nasıl söyleyeceksiniz?

Blogunuz hakkında olmasını istediğiniz her şeyin bir listesiyle başlayın. En derine doğru yolculuk yapın. Buradaki kötü fikirleri elemeye çalışın. Büyük bir listeniz olduğunda işe yarayabilecek bağlantıları ve kombinasyonları aramaya başlayın. Onları basit ve akılda kalıcı tutmaya çalışın.

Blog Adınızı Sesli Düşünün

Bir blog adı seçmek (ve bunu temsil etmek için bir alan adı seçmek) söz konusu olduğunda eğlenceli bir kelime oyununa sarılmak oldukça kolaydır. Ama buna rağmen insanların hatırlayabilecekleri ve arkadaşlarına sizden bahsedecekleri kadar kolay bir isim seçmeniz gerekmektedir.

Pratik yapmak için seçtiğiniz adı yüksek sesle söylemeye çalışın. Bulduğunuz isimden arkadaşlarınıza bahsedin ve ailenize söyleyin. Bu konuda ne düşündüklerini öğrenmeye çalışın. Belirlediğiniz ismin onlarda hangi duyguları uyandırdığını kontrol edin.

İdeal okuyucunuz olmayabilirler. Ancak siz duruma yabancı bir bakış açısıyla nasıl bakılacağını test etmiş olursunuz. Blogunuz için hala yeni bir ad bulmakta zorlanıyorsanız tüm seçenekleri tek tek elemiş olduğunuzdan emin olmaya çalışın.

Alan Adınızı Kayıt Edin

Artık aklınızda bir alan adı var mı? Bu durumda Hostinger‘de yarıda bıraktığınız alan adı satın alım işlemini tamamlayabilirsiniz. Unutmayın, Premium Web Hosting paketini satın aldığınız zaman ücretsiz alan adı kaydı yapabilirsiniz. Bu imkandan mutlaka faydalanmaya çalışmanız çok önemlidir.

Hesap Oluşturma

Alan adı, alan adı gizlilik özelliği, SSL kaydı ve hosting paket seçiminizi tamamladıktan sonra “Siparişi Tamamla” butonuna basmalısınız. Bu buton sizi bir üyelik sayfasına yönlendirecektir. Bu üyelik sayfasında adınız, e-posta adresiniz ve şifreniz şeklinde üç bilgi girerek hemen üyelik oluşturabilirsiniz. Alternatif olarak Facebook ve Google hesaplarınızı kullanarak bir üyelik açabilirsiniz.

Ödeme Seçenekleri

Hostinger üzerinden satın alacağınız hizmeti kredi kartı veya banka kartı ile ödeyebilirsiniz. Alternatif olarak kripto paralarla ödeme yapma şansınız vardır. Ödeme bilgilerinizi eksiksiz şekilde girdikten sonra “Şimdi Öde” butonuna basıp ödeme işleminizi tamamlayabilirsiniz. Bu adımı tamamladıktan sonra elinizde WordPress hosting ve alan adınız olacaktır.

Blog açmak için ilk önemli adım alan adınızı kaydettirmek ve hosting satın almak olsa bile blog açma konusunda biraz daha bilgiye ihtiyacınız olacaktır. Blog açarken nelere dikkat etmeniz gerektiğini rehberin geriye kalan kısmında öğrenebileceksiniz. Bu noktaya geldiğinizde bir alan adınızın ve çalışır durumda olan bir hosting paketiniz olacaktır.

2. Blogu Yayına Hazırlamak

Bir blog açmayı öğrenmenin sıradaki aşaması blogu yayına almaktır. Bu işlemi çok fazla büyütmenizi önermem çünkü şimdiye kadar sunmuş olduğum adımları takip etmeniz durumunda WordPress kurulu bir hosting sahibi olmuş olursunuz. Blogu yayına almak temel kurulumu gerçekleştirmekle ilgilidir. Hosting satın almanızın asıl sebebi tam olarak budur.

Hostinger yerine farklı bir hosting sağlayıcısından hizmet alıyorsanız veya almak istiyorsanız buradaki adımları takip edebilirsiniz. Aksi taktirde doğrudan üçüncü adıma geçiş yapmanızı öneririm. Buna rağmen adımları en ince ayrıntısına kadar takip etmek istiyorsanız okumaya devam edebilirsiniz.

Hosting Nedir?

Hosting sitenizi internet ortamındaki diğer kişiler tarafından erişilebilir hale getirmek için gerekli olan ana makineyi temin etmek demektir. Ana makine tüm site dosyalarını güvenli tutmaktadır ve kullanıcıların sitenize erişebilmesini sağlamaktadır. Bir kişi URL’nizi yazdığında veya bir bağlantıya tıkladığında ana makineden geri dönüş sinyali almış olur.

Hosting hizmetini satın almak için Hostinger kullanmanızı öneriyorum. Çünkü diğer alternatiflere göre uygun fiyatlı durumda ve sunmuş olduğu birçok farklı avantaj daha var. Hosting satın alırken alan adını ücretsiz bir biçimde sunması bunlardan biridir. Her şey çok kolay bir biçimde ilerlemektedir. Elbette dilerseniz farklı servis sağlayıcılarını seçebilirsiniz.

Hosting seçeneğini eviniz gibi düşünebilirsiniz. Birisi geldiğinde (URL’nizi yazdığında), içeride tuttuğunuz tüm şeyleri görebilecektir. Evet, ücretsiz bloglama platformlarından birinde bulunuyorsanız bunun bir maliyeti yoktur. Ancak uygun bir hosting seçeneğine sahip olmak başarılı bir blog başlatmak için en önemli yatırımlardan biridir.

En Kaliteli Hosting Hizmeti

Hosting söz konusu olduğunda yerli ve yabancı olmak üzere iki farklı seçeneğe sahip olursunuz. Yabancı hosting firmaları arasında tercih etmeniz gerekenler WordPress’in resmi olarak önerdiği Bluehost, SiteGround ve DreamHost gibi adreslerdir. Yerli olarak ise bir başka yabancı sağlayıcının Türkiye’de hizmet veren kolu olan Hostinger‘i öneririm.

Bunlar dışında bir tercih yapma konusunda ısrarcıysanız göz önünde bulundurmanız gereken bazı önemli detaylar vardır. Aşağıdaki maddeleri lütfen gözden geçirin. Bir hosting hizmeti satın alırken bunların olup olmadığını incelemeye çalışın. Bir hosting firması bunları size sunamıyorsa ondan hizmet almaktan kaçının:

  • Hız
  • Ek Özellikler
  • Güvenlik
  • Destek

Rehber genelinde sürekli olarak Hostinger firmasından söz etmemin temel sebebi bu dört madde konusunda oldukça iyi olmalarıdır. Bunun dışında tercih edebileceğiniz daha farklı yerler de vardır. Önemli olan WordPress konusunda size sıkıntı çıkartmayacak yeri tercih etmektir. Hosting söz konusu olduğunda özellikle 7/24 destek sunan bir yer bulmak çok önemlidir.

Alternatif Hosting Hizmetleri

WordPress’in resmi önerileri Bluehost, SiteGround ve DreamHost ile benim önerim Hostinger sizin beklentilerinize uymuyorsa bir yerli bir de yabancı farklı bir öneri sunabilirim. Özellikle yerli firma ile çalışmak istiyorsanız hosting satın almadan önce benimle iletişime geçmeyi düşünerek ek indirim sahibi olabilirsiniz.

  • Namecheap – Burayı diğer yerlerden ayıran en önemli özellik sahip olduğu alan adı pazarıdır. Burada yeni bir alan adı kaydı yapabilir veya satışta olan alan adlarından bir seçim yapabilirsiniz. Özellikle sevdiğiniz bir alan adının burada olduğunu görürseniz onu alan adı otoritesiyle birlikte satın almayı düşünebilirsiniz.
  • Hosting.com.tr – Yerli firmalar arasında güvenerek çalışabileceğiniz en doğru adreslerden biridir. Diğer hosting firmalarında bulunan özellikler burada da vardır. Hızlı çalışan destek ekibi, profesyonel bir biçimde işini yapan teknik ekip sayesinde bu adresten güvenli bir şekilde hizmet alabileceğinizi bilmelisiniz.

Hala hosting hizmeti alınabilecek en iyi yeri merak ediyorsanız artık tercihi size bırakmak zorundayım. Çeşitli incelemeleri ve değerlendirmeleri okuyarak kendiniz için doğru cevabı bulmayı başarabilirsiniz. Bir blog sahibi olarak hosting seçiminin öneminin farkında olmanız yeterlidir. Özellikle yukarıdaki dört maddeyi karşılayan bir yerle çalışmanız ise ekstra önemlidir.

Bu rehberin gidişatı açısından şimdi sahip olmanız gerekenler bellidir. Bir alan adı, bir hosting paketi ve hosting paketinin üzerinde kurulu WordPress sahip olmanız gereken üç şeydir. Bunlara sahipseniz rehberin bir sonraki bölümüne geçiş yapabilirsiniz. Henüz sahip değilseniz bu kısma gelmek için yapmanız gerekenleri gözden geçirmenizi öneririm.

3. Ücretsiz WordPress Teması Kullanmak

İlk iki aşamayı tamamlamış olduğunuza göre bir blog nasıl açılır sorusunun en eğlenceli kısmına geldiniz demektir. WordPress blogunuzu tasarlamak, bir blog açma işleminde biraz vakit kaybedeceğiniz bir alandır. Ancak bunun çok fazla teknik detay içermeyeceğini söyleyebilirim. Rehberimi adım adım takip etmeniz durumunda aklınıza takılan tüm cevapları bulmuş olacaksınız.

İçerik Yönetim Sistemi Nedir?

İçerik yönetim sistemi veya kısa adıyla CMS, blog yayınlarınızı yazacağınız, tasarlayacağınız ve yayına alacağınız yerdir. İyi bir içerik yönetim sisteminin kullanımı kolaydır. İçeriği düzenleme, resim ve video yükleme konusunda hiçbir zorluk yaşamazsınız. Ayrıca tasarım konusunda çeşitli imkanlara sahip olursunuz. Bu açıdan WordPress en ideal seçenek durumundadır.

Muhtemelen içerik yönetim sistemi denildiğinde duymuş olabileceğiniz en popüler seçenek de WordPress‘tir. WordPress sadece bireysel blog yazarları tarafından kullanılmamaktadır. Ayrıca dünyanın en büyük markalarının blog kısımlarına güç veren içerik yönetim sistemi durumundadır. Forbes, TED, TechCrunch ve NBC gibi markalar WordPress kullanmaktadırlar.

WordPress.com ve WordPress.org Farkı

WordPress dışında Squarespace, Wix veya Ghost gibi farklı içerik yönetim sistemlerini kullanmayı düşünebilirsiniz. Ancak bana güvenin. Hiçbirisinde WordPress kadar rahat edemezsiniz. WordPress blog adresiniz için uzun vadeli ve en sürdürülebilir içerik yönetim sistemidir. Blogunuzdan para kazanmak istiyorsanız ona güvenmek zorundasınız.

Bir blog açma konusunda size verebileceğim en önemli tavsiyelerden birisi budur. WordPress ile pişman olmazsınız. Ancak WordPress’i tercih ederken iki farklı versiyonunun olmasına dikkat etmelisiniz. WordPress.com ve WordPress.org arasından WordPress.org olanı tercih etmelisiniz. Aynı isimli gibi gözükseler bile ikisi arasında çok büyük farklılık vardır.

WordPress.com

  • Kısıtlamaları çok fazla olmakla birlikte kullanımı ücretsizdir.
  • Ücret ödemediğiniz sürece özel alan adınızı kullanamazsınız.
  • Para kazanma konusunda çeşitli sınırlamalar vardır.
  • Eklenti yükleme şansınız yoktur.
  • Tema desteği çok azdır ve genelde temel seviyedeki temalar mevcuttur.
  • WordPress markasını ortadan kaldırmak için ödeme yapmanız gerekmektedir.
  • SEO ve analiz araçları açısından sınırlı imkan bulunmaktadır.

WordPress.org

  • Tamamen özelleştirilebilir tasarım ve sınırsız eklenti seçeneği
  • Para kazanma seçenekleri üzerinde maksimum kontrol
  • Güçlü SEO özellikleri
  • Üyelik sistemi oluşturabilirsiniz veya e-ticaret sitesi kurabilirsiniz.
  • Hosting ve alan adı haricinde ek ödeme yapmanıza gerek yoktur.

Seçim size ait olsa bile blogunuzdan tam olarak yararlanmak, sizinle birlikte büyümesini sağlamak ve sonunda ondan para kazanmak istiyorsanız WordPress.org kullanarak bir blog açmalısınız. WordPress arka planda tıkır tıkır çalışırken blogunuzu güçlendirebilecek en doğru içerik yönetim sistemidir.

Ayrıca, Bluehost, DreamHost, SiteGround ve Hostinger gibi şirketlerden uygun fiyatlı hosting planları satın alabilirsiniz. Hosting planınız kapsamında WordPress yüklü olarak gelecek veya tek tıklama ile WordPress kurulumu gerçekleştirebileceksiniz. Bu sayede bir blog sahibi olmak 5 dakika bile sürmeyecektir.

WordPress Nasıl Yüklenir?

Hostinger ile WordPress’i yeni blogunuza yükleme konusunda neler yapabileceğinizden bahsetmeye çalışacağım. Doğru ayarları yapabilmek için söylediklerimi adım adım yapmaya çalışabilirsiniz. Hostinger üyeliğinize giriş yaptıktan sonra karşınıza hPanel adı verilen özel bir giriş sayfası çıkacaktır.

  • Web Sitesi başlığının altında yer alan Otomatik Yükleyici aracını bulun.
  • Burada WordPress ikonuna tıklamalı ve ardından aşağıda gerekli olan alanları doldurmalısınız. WordPress ikonunu bulamıyorsanız arama yerine WordPress yazmalısınız.
    • URL – Sitenizi ana dizinde kurmak için boş bırakmalısınız.
    • Dil – Kullanmak istediğiniz dil.
    • Yönetici Kullanıcı Adı – Yetkili kullanıcı adınız.
    • Yönetici Şifresi – Yetkili kullanıcı adınız için şifreniz.
    • Yönetici E-postası – Yetkili kullanıcı adınız için e-postanız.
    • Web Sitesi Başlığı – Sitenizin adı. (Sonradan değiştirilebilir)
    • Web Sitesi Sloganı – Sitenizin sloganı. (Sonradan değiştirilebilir)
  • Yukarıdaki bilgileri eksiksiz bir biçimde doldurduktan sonra Yükle butonuna basarak kurulumu başlatabilirsiniz.

İşte bu kadar. WordPress artık kullanıma hazır durumda. WordPress başlangıç paneline erişmek istiyorsanız List of Installed Applications altında yer alan Actions kısmında WordPress’i seçmiş olmalısınız. Bu seçeneği seçtikten sonra sitenizi oluşturmaya başlayabilirsiniz.

WordPress blogunuzun arka ucunu temsil edecektir. Burayı keşfetmek için kendinize biraz zaman tanımalısınız. Ayarların neler olduğunu gözden geçirebilir. Birkaç yazı ekleyip silebilirsiniz. WordPress’in nasıl çalıştığını anladığınız müddetçe blogunuzu geliştirme konusunda daha derin bir anlayışa sahip olmuş olacaksınız.

Tasarım Neden Önemlidir?

Tasarım sizin için önemli olmasa bile okuyucularınız için önemlidir. Yapılan araştırmalar okuyucuların sitenizin tasarımını önemsediğini göstermektedir. Ayrıca bu önemseme durumu sitenizin hemen hemen her aşaması için geçerli durumdadır. Okuyucular blogunuza güvenip güvenmemeye saniyeler içerisinde karar verdikleri için tasarım ile onları etkileyeme çalışmalısınız.

İyi tasarım güven yaratır. İnsanlara blogunuzun güzel görünmesi için tasarımı önemsediğinizi göstermelisiniz. Bu çılgınca animasyonlara ve tonlarca farklı yazı tipine ihtiyacınız olduğu anlamına gelmemektedir. En iyi tasarımlar genelde basit, anlaşılır ve okunması kolay tasarımlardır.

Başlangıç İçin Seçilecek WordPress Teması

Blog adresiniz için başlangıçta kullanabileceğiniz bir WordPress temasına ihtiyacınız vardır. Bu WordPress teması ücretsiz olmalıdır. Çünkü henüz başarıya ulaşıp ulaşamayacak olduğunuz net değildir. Özellikle bu sebepten ötürü ücretsiz bir temayla yolculuğa başlamak iyi bir fikirdir. Peki, en iyi WordPress temasını nasıl seçeceksiniz?

Bunun cevabı aslında çok basit. WordPress kurulumunun ardından ulaştığınız WordPress başlangıç panelinde sol kısımda yer alan menülere göz atın. Burada Görünüm > Temalar -> Yeni Ekle yolunu takip edin. Karşınıza çıkan tema seçim ekranında Popüler sekmesine gelin. Buradaki temalar başlangıç için seçebileceğiniz en ideal temalardır.

WordPress Tema Seçimi

Diyelim ki popüler WordPress temaları arasından bir karar veremediniz ve gerçekten ücretli bir tema almak istiyorsunuz. Bu durumda seçeneklerinizi nasıl eleyecek olduğunuzu bilmeniz gerekmektedir. Her zaman çeşitli temaların listesine ulaşmanız mümkündür. Bu tema listeleri size belirli bir konu hakkında neyin ideal tema olduğunu söyleyebilecek listelerdir.

WordPress dünyasında kontrol edilebilecek çok sayıda tema vardır. Bir tanesini seçip işe başlamak çok kolay değildir. Çünkü tema fiyatları 60$ gibi rakamlara ulaşabilmektedir. Bu açıdan biraz seçici davranmak önemlidir. Ayrıca, temanın sadece tasarım ile alakalı olduğunu bilmelisiniz. Sitenizin nasıl çalışacağını seçmiş olursunuz. Ama her zaman değişiklik yapabilmek mümkündür.

  • Basitleştirin – Sonuç olarak bir blog açmanızın amacı kolayca tüketilebilecek içeriği paylaşmaktır. Ancak amacınıza engel olacak bir sürü süslü blog teması vardır. Okunabilirlik ve kullanılabilirlik gibi problemler yaşamanıza neden olacak temaların büyüsüne kendinizi kaptırmayın. Bir tema çok iyi görünmesine rağmen okuyucularınız ile etkileşime girmenize yardımcı olmazsa pek bir anlam ifade etmeyecektir.
  • Esnekliğin zorunlu olduğunu bilin – Esneklik, blogunuzun bir dizüstü bilgisayarda ve bir akıllı telefonda sorunsuz bir biçimde gözükmesi anlamına gelmektedir. Bugün giderek daha fazla insanın siteleri ziyaret ederken mobil cihazları kullandığını unutmamalısınız. Ayrıca Google her zaman mobil olarak uyumlu olan siteleri ön plana çıkarmaktadır. Bu fırsatı tepmek istemezsiniz.
  • Farklı tarayıcı desteğini önemseyin – Okuyucularınız sadece farklı cihazlar değil aynı zamanda farklı tarayıcılar da kullanacaktır. Çoğu tema geliştiricisi, temalarını tarayıcılarda titizlikle test etmektedirler. Ancak bazen ufak hataların gözden kaybolması söz konusudur. Kullanım konusunda nihai kararı vermeden önce temayı birkaç tarayıcıda test edin.
  • Desteklenen eklentilere göz atın – WordPress kullanıyorsanız blogunuzun gerçek gücünün eklentilerden geleceğini bilmelisiniz. Bunlar blogunuza ekstra işlevsellik kazandıran araçlardır. Seçtiğiniz temanın tüm popüler eklentileri desteklediğinden emin olmalısınız.
  • SEO dostu olasına dikkat edin – SEO, sitenizin Google ve diğer arama motorlarında nasıl performans göstereceğini belirleyen çalışmalar ve değerler bütünüdür. Bazı temalar çok kötü kodlar kullandıkları için arama motorları tarafından blogunuzun okunması çok zor olabilmektedir. Bu nedenle tema seçerken SEO için optimize edilmiş olanlara yönelmelisiniz.
  • Desteği önemseyin – Her temada çeşitli problemler ortaya çıkabilecektir. Bu problemler ortaya çıktığında yapmanız gereken onlara çözüm bulmaktır. Birçok ücretsiz tema geliştiricisi temalarına yeterli desteği sunmazlar. Bu nedenle popüler olan temaları seçmek önemlidir. Çünkü bir tema popülerse geliştiricisi desteği bırakmayı düşünmeyecektir.

Tüm bunlara ek olarak temalar için yapılan yorumlara ve değerlendirmelere göz atmalısınız. Bir WordPress temasına karar verdikten sonra WordPress dünyasının eklenti diyarına giriş yapabilirsiniz. Bu eklenti adı verilen araçlar sayesinde blogunuza ekstra özellik ve işlevsellik kazandırabilirsiniz.

Mutlaka Kullanmanız Gereken 10 WordPress Eklentisi

WordPress eklentileri, blogunuzu tasarlarken karşınıza çıkacak en önemli parçalardan biridir. Eklentiler blogunuzun arka planına biraz daha geniş bir şekilde dalış yapmanızı sağlayacaktır. Eklentiler, e-posta yakalama, SEO ayarlarını yapma, sitenizin analiz verilerini görme, resimlerini optimize etme ve sayfa hızınızı artırma gibi konularda size çeşitli imkanlar sunacaklardır.

Tek sorun, temalar gibi tam anlamıyla binlerce eklenti ve seçim yapabileceğiniz blog oluşturma araçlarının olmasıdır. Blogunuza çok fazla (veya kötü oluşturulmuş) eklenti eklerseniz sitenizin ağırlığı artacak ve zaman içerisinde çok daha yavaş çalışmaya başlayacaktır.

Tüm bu kirliliği azaltmak için blogunuzda mutlaka sahip olmanız gereken 8 eklentiye yer vermeye çalıştım. Bu eklentiler sitenizi güçlendirme konusunda size fazlasıyla yardımcı olacaklardır. Sadece açtığınız blog türüne dikkat etmeli ve buna uygun olacak şekilde seçimler yapmalısınız.

1. Yoast SEO

İçeriğinizi ne kadar çok kişi bulabilirse blogunuz o kadar iyi olur. Yoast SEO eklentisi, arama motorları tarafından daha kolay bulunabilmeniz için blog yayın başlıklarını, açıklamalarınızı, içerik uzunluğunu ve blogda yer alan diğer tüm ögeleri optimize etmenize yardımcı olacaktır. Yoast SEO kullanmak istemiyorsanız All in One SEO veya Rank Math SEO eklentilerini kullanmayı düşünebilirsiniz.

2. Popups by OptinMonster

Okuyuculardan e-posta listelerini almak istiyorsanız OptinMonster özellikle çıkış niyetini algılama özelliğiyle ile sitenizden çıkış yapmaya çalışacak olan okuyucuları e-posta abonelerine dönüştürmenize yardımcı olacak bir araç setine sahiptir. Bu eklenti okuyucuların e-posta listenize katılmaları için bir kaynak olacaktır.

3. Contact Form by WPForms

Okuyucularınızın sizinle kolayca iletişim kurabilmesini istersiniz. Bu, özellikle sizinle işbirliği yapmak isteyen diğer blog yazarlarına ulaşmak için kolay bir fırsat sunacağından bir iletişim formuna sahip olmanız gerekmektedir. WPForms, iletişim formlarını blogunuzun herhangi bir sayfasına sürükleyip bırakmanıza izin veren kullanımı kolay bir eklentidir.

4. Social Sharing for WordPress by Social Snap

Sosyal paylaşımlar tıpkı e-postaları yakalamak gibi eklentiler aracılığıyla elde edilebilen bir özelliktir. Blogunuzda mutlaka bir sosyal paylaşım özelliğinin olması gerekmektedir. Bu özellik kullandığınız WordPress teması tarafından size sunulmuyorsa mutlaka Social Snap gibi bir eklentiyi kullanmayı düşünmeniz gerekmektedir.

5. UpdraftPlus

Bazen bir şeyler yanlış gider. Bu durumlarda sitenizi yedekten geri döndürmek zorunda kalabilirsiniz. Bu nedenle her zaman bir yedekleme eklentisi kullanmak çok doğru bir tercih olacaktır. Hostinger üyeliği açıp hosting paketi satın alırken bunun için ek ücret ödemenize gerek olmadığından söz etmiştim. UpdraftPlus eklentisi ile ihtiyaç duyduğunuz periyodik yedek alma işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz.

6. WP Rocket

Hızlı siteler Google’da daha yüksek sıralamaya sahiptirler. Çünkü hızlı siteler ziyaretçilerine daha iyi kullanıcı deneyimi sunmaktadırlar. WP Rocket sayfalarınızın önbelleğe ekleyek, dosya boyutlarını düşüren ve blogunuzun daha hızlı olmasını sağlayan bir dizi özelliğe sahiptir. Bu eklentiyi kullanarak sitenizi hızlı sitelerin standardına getirebilirsiniz.

7. MemberPress

Blogunuzda bir üyelik sistemi olacaksa MemberPress kullanmanız gereken en doğru eklenti olacaktır. Bu özellikle sadık blog okuyucularına sahip bir kitle oluşturmak istediğiniz zaman ihtiyaç duyacağınız bir detaydır. MemberPress eklentisi sayesinde abonelikler oluşturabilir, içerik erişimlerini sınırlayabilir ve hatta kullanıcılara ücretli içerikler sunabilirsiniz.

8. Insert Headers and Footers

Bazen kullandığınız temayı düzenlemek pek iyi bir fikir olmayabilir. Blogunuzun üst kısmına veya alt kısmına çeşitli kodlar eklemeniz gerekebilecektir. Örneğin, Google Search Console veya Facebook Piksel kodu gibi kodların bu alanlara eklenmesi gerekmektedir. Bunu sıkıntısız bir biçimde yapabilmek için Insert Headers and Footers eklentisini kullanabilirsiniz.

Mutlaka Bilmeniz Gereken Temel WordPress Blog Ayarları

Bir blog açmanın birçok farklı nedeni vardır. Bununla birlikte blogunuz ile başarmak istediğiniz hedefler çok başka olabilecektir. Ne olursa olsun blogunuzun görsel görünümünü kontrol edebilmeniz için WordPress’in nasıl çalıştığını bilmeli ve bu konuda daha geniş yönlere göz atmalısınız. Şimdi hep birlikte WordPress kontrol panelinde bulabileceğiniz ve mutlaka göz atmanız gereken temel ayarlara bir göz atalım.

Kalıcı Bağlantılar

Yayınladığınız ilk blog gönderisini özelleştirmek istediğiniz zaman göz atmanız gereken özelliktir. Çeşitli hosting firmaları WordPress kurulumunun ardından bu ayarın varsayılan olarak timurdemir.com.tr/yazi-adi şeklinde olmasını garanti etmektedirler. Ancak her hosting firmasında benzer özelliği bulma şansınız yoktur.

Blogunuzun kalıcı bağlantı ayarları bu biçimde değilse bunları değiştirmek önemlidir. Başlık metni URL’nizin her birinde görüneceğinden Google gibi arama motorlarında daha iyi sıralama elde etmeniz mümkün olacaktır. WordPress kontrol panelinde Ayarlar üzerine geldikten sonra Kalıcı Bağlantılar seçeneğine gidebilirsiniz.

Varsayılan Site URL’si

Ücretsiz WordPress temasını yükledikten sonra sitenizin varsayılan URL’sini, site URL’nizden önce bir www içerecek şekilde değiştirmek isteyebilirsiniz. Bu, https://timurdemir.com.tr/ gibi görünen bir URL’den https://www.timurdemir.com.tr/ şeklinde bir adrese geçiş yapmanız anlamına gelecektir. Bunu Ayarlar > Genel kısmına giderek hızlı bir şekilde yapabilirsiniz.

Blog Ana Sayfası

Blogunuzun ana sayfası son yazıların gözüktüğü yer olmalıdır. Blogunuzun başarısı için buna ihtiyaç duyacaksınız. Başlangıçta en ideal seçenek budur. İlerleyen zamanlarda e-postalar yakalamak ve çeşitli ürün tanıtımları yapmak için daha farklı ana sayfalar kullanabileceksiniz. Ancak şimdilik o noktaya gelmek için henüz erken diyebilirim.

Ana sayfanızı blog olarak ayarlıyorsanız göz önünde bulundurmanız gereken en önemli şey her bir yayının kısa özetlerini içeren bir liste yerine blog yayınlarının tam metnini doğrudan ana sayfada gösterecek şekilde bir değişiklik yapmaktır.

Bunun neden gerekli olduğu aklınıza takılabilecektir. Önümüzdeki birkaç hafta boyunca WordPress blogunuzda çok fazla yayın olmayacağı için kısa vadede daha fazla içeriğe sahipmişsiniz gibi bir görüntü ortaya çıkacaktır. Bu ayarı değiştirmek için Ayarlar > Okuma kısmına gidebilirsiniz.

Blog Menüsü

Şimdilik temel sayfalarınızı (hakkında, iletişim vb.) yayınlayana kadar bir menüye ihtiyacınız olmayacaktır. Ancak bir ana sayfa veya alt kısım menüsü oluşturmaya hazır olduğunuz zaman Görünüm > Menüler kısmına gidebilirsiniz. Burada sadece birkaç tıklama ile istediğiniz menüleri oluşturabileceksiniz. Bu menülerin sitenizin gezinti kalitesi için önemli olduğunu unutmamalısınız.

Temel Blog Sayfalarını Oluşturma

Her blog içerisinde bazı temel bilgilerin yer alması bir zorunluluktur. Örneğin, sizin kim olduğunuzu anlatan bir sayfanız olmak zorundadır. İnsanların neden sizi dinlemesi gerektiğini belirtecek bir sayfanız olmalıdır. Sorular varsa ve sizinle paylaşmak istiyorlarsa sizinle iletişim kurma konusunda onlara bir seçenek sunuyor olduğunuzdan emin olmanız gerekmektedir.

Bu sayfaların tümü oldukça standarttır. Ancak aynı zamanda okuyucuların sizi tanımasını sağlamanın harika bir yoludur. Hakkında sayfasını sadece kim olduğunuzu ve hikayenizi anlatmak için değil aynı zamanda sunduğunuz değer teklifini ön plana çıkartmak yani pazarlamak için kullanabilirsiniz.

Hakkında Sayfası Nasıl Oluşturulur?

Bu konuda fazla düşünmenize gerek yoktur. Ancak hiç beklemediğiniz bir şekilde hakkında sayfası blogunuzdaki en popüler sayfalardan biri olabilecektir. Birisi yazdığınız bir yayına rastladığında okuduğu içeriği sevdiği zaman yazının ardındaki kişinin kim olduğunu bilmek isteyebilecektir.

Şimdi, onlara eski bir lise fotoğrafı ve bununla birlikte birkaç cümleden oluşan bir şeyler sunabilirsiniz. Alternatif olarak onlara bir hikaye anlatabilir ve onları hayranlara dönüştürebilirsiniz. Benim tavsiyem ikinci yolu tercih etmenizden yana olacaktır. Kendiniz hakkında bir şeyler yazmak kolay olmasa bile aşağıdaki adımları takip ederek ihtiyaç duyacağınız şekilde bir hakkında sayfası oluşturabilirsiniz.

1. Blog açarak okuyucularınıza nasıl bir değer katmayı hedeflediniz?

Bir hakkında sayfası oluşturmak isteyebilirsiniz. Ancak burada sadece kendiniz hakkında konuşmak zorunda değilsiniz. Evet, kim olduğunuzu anlatan bir şeyler paylaşabilirsiniz. Ancak hakkında sayfanız okuyucularınız ve onlar için oluşturduğunuz değeri öne çıkaracak nitelikte olmalıdır.

İlk olarak kitlenizin kim olduğu ve onlar için yarattığınız değer konusunda çok net olmanız gerekmektedir. Örneğin, benim blogum dijital pazarlama üzerinedir. Bu konu etrafında bir şeyler yazarak insanlara yol göstermeyi hedefliyorum. Hakkında sayfasında genel olarak bunlardan bahsediyorum. Bu durum, doğru yerde olduklarını bilmelerine yardımcı olacaktır.

2. Blogunuz kimin için?

Değer ifadeniz ideal okuyucunuzun kim olduğuna değinecektir. Ancak doğru kişinin blogunuza ne zaman ulaştığını doğru yerde olduklarını bildiklerinden emin olmak istersiniz. Bu blogunuz için gizli bir anlaşma gibidir. Blogunuzu her bir kişiye ait gibi hissettirerek başarı şansını yükseltmeniz epey yerinde olacaktır.

Blogun tam olarak kimler için olduğunu açık bir biçimde belirtmelisiniz. Sadece ne olduğunu söylemekten daha basit ve daha temel bir şey söz konusu olmayacaktır. Örneğin, çalışan anneler için yemek pişirme ipuçları paylaşan bir topluluk oluşturuyorsanız “çalışan anneler için pişirme kaynağı” gibi bir mesaja yer verebilirsiniz.

Şimdi, birisi hakkında sayfanızı okur ve “Bu benim için değil mi?” derse ne olur? İdeal okuyucunuzu ne kadar iyi tanırsanız blogunuz o kişiye bir o kadar daha iyi hizmet edecektir. Blog nişinizi seçtiğinizde olduğu gibi herkes için yazmaya çalışırsanız hiç kimse için yazmamış olursunuz.

3. Neden sizi dikkate almalılar?

İlk birkaç bölümde iyi bir iş çıkardıysanız okuyucunuzun kim olduğunuz hakkında genel bir fikre sahip olacaktır. Okuyucular bu noktadan sonra sizi okumaya devam edip etmeme kararı vermiş olacaklardır. Bununla birlikte, bu noktada, kendiniz hakkında biraz daha fazla konuşmanız ve neden sizi takip etmeleri gerektiğini anlatmanız gerekmektedir.

Onlara hangi tür yazılar yazdığınızdan bahsedebilirsiniz. Yazılarınızı okudukları zaman neler kazanacağınızdan söz edebilirsiniz. Nereden başlamaları gerektiğini gösterebilirsiniz. Blog ile elde ettiğiniz otoriteden ve güvenilirlikten söz edebilirsiniz. Ayrıca blog yazarlığına nasıl başladığınızdan bahsedebilirsiniz.

Burada kişisel olmaktan çekinmemelisiniz. Çünkü insanlar kendileriyle kişisel düzeyde bağlantı kuran yazarlardan çok daha fazla ilham almaktadırlar. Yazılarınızı özenle oluşturmaya çalışmalısınız. Elbette bu herhangi bir niş için geçerli bir kural olmayacaktır. Örneğin, hayatın sorunlarını ele alan bir blog açtıysanız insanlarla daha samimi bir dille konuşmayı düşünebilirsiniz.

4. Bir sonraki adımda ne yapmalılar?

Hakkında sayfasının en ilgi çekici yanlarından birisi okuyuculara bir sonraki aşamada ne yapmaları gerektiği konusunda fikir verebilecek olmanızdır. Son yazılarınızı okutmak istiyorsanız onları son yazılarınızın olduğu noktaya doğru yönlendirmelisiniz. E-posta abonesi olmalarını istiyorsanız kendilerine bu konuda öneride bulunabilirsiniz.

Hakkında sayfasına gelmiş olan bir okuyucu aslında sizinle karşılaşmış olacaktır. Onlara bir harekete geçirici mesaj göstermek zorundasınız. Bunun ne olacağına blog açarken belirlediğiniz hedeflere göre karar verebilirsiniz. Onların dikkatini çekmek istiyorsanız neler yapmanız gerektiğini en iyi şekilde belirlemeden önce hakkında sayfasından ekstra verim almayı denemelisiniz.

İletişim Sayfası Nasıl Oluşturulur?

Blogunuzda yer vermeniz gereken ama zaman zaman göz ardı edilen sayfalardan birisi iletişim sayfasıdır. İnsanların sizinle iletişim kurmasını olabildiğince kolaylaştırmaya çalışmalısınız. Burada çok detaylı olmanıza gerek yoktur. Basit bir biçimde e-posta adresinizi ve sosyal medya hesabınızı bırakarak bir iletişim sayfası oluşturmayı başarabilirsiniz.

WordPress kullanıyorsanız ve buraya kadar önerilerimi takip ettiyseniz zaten WPForms eklentisini yüklemiş olmanız gerekmektedir. Bu eklenti sayesinde iletişim formu içeren bir sayfayı sadece birkaç tıklama ile oluşturabilirsiniz. Bununla birlikte ziyaretçilerin genel sorularına cevap veren bir sıkça sorulan sorular kısmının ardından iletişim formuna yer verebilirsiniz.

Sizi ziyaret eden insanların sizinle nasıl iletişime geçeceklerini iyi düşünmeniz gerekmektedir. Yorumlar ve sosyal medya sizin için yeterliyse insanların bu kısımlardan size ulaşmalarını kolaylaştırmaya çalışmalısınız. İletişim sayfanızı kullanarak insanların sizden beklentilerine karşılık vermeye çalışabilirsiniz. Böylece blogunuzun başarı şansını yükseltmiş olursunuz.

4. İlk Blog Yazısını Yazmak

Bir blogu çok güzel göründüğü için takip etmezsiniz. Bir blogu sık sık bir şeyler paylaştığı için de takip etmezsiniz. Bir blogu söylediği şeyler önemli gözüktüğü için takip edersiniz. Bir blog açmak konusunda artık belirli bir mesafeye ulaşmış durumdasınız. Şimdi sırada ilk blog yazısını yazmak gibi önemli bir görev vardır. Ama öncesinde neden bir blog yazısı yazdığınızı anlamanız gerekmektedir.

  • Blog yazdığınız konuya neden önem veriyorsunuz?
  • Diğer insanlar neden sizin söylediklerinizi dinlemeliler?
  • Seçtiğiniz konunun neden değer katabileceğiniz bir konu olduğunu düşünüyorsunuz?

Tüm bu sorulara cevap verebilmek için aslında tek atış yapmanız yeterlidir. Henüz aklınıza gelmediyse hatırlatmak istiyorum. Bir niş seçmelisiniz. Bir niş seçmeyi başardığınız zaman yukarıdaki soruların hepsine anında bir cevap vermiş olacaksınız.

Niş Nedir?

Bir blog nişi bir konudan daha fazlasıdır. Takip edeceğiniz yaklaşım, takip etmek istediğiniz kitle ve onlarla konuşma biçiminiz gibi tüm detaylar nişin içerisinde yer almaktadır. Bir niş tutku duyduğunuz bir konu olmak zorunda değildir. Ancak tutku duyduğunuz bir konuda yazmak her zaman iyi bir motivasyon kaynağıdır.

Niş seçerken çıkarlarınızı düşünmelisiniz. En iyi nişler, bu konuda sürekli bir şeyler paylaşma isteğine ve heyecanına sahip olacağınız alanlardır. Nişin bir kitle oluşturulabilecek kadar etkileyici olması önemlidir. Geleneksel yemekler, Osmanlı tarihi, nakliye işçiliği, örgü ipuçları, filmler veya diziler gibi çok çeşitli konuları niş haline dönüştürebilirsiniz.

Niş, içerik takviminizi nasıl planlayacağınız, tasarıma ne kadar önem vereceğiniz ve blogunuzu nerede ve nasıl pazarlayacak olduğunuzu tanımlamanızı sağlar. Kitlenizin sizi nasıl bulacağı ve diğer blog yazarlarıyla nasıl bağlantı kuracağınız yine bu konunun birer parçası durumundadır.

Şimdi, emin değilseniz veya aklınıza hemen bir niş geliyorsa endişe etmemelisiniz. Birkaç soruyu cevapladıktan sonra kendiniz işin en uygun nişi belirlemiş olacaksınız. Bir blog açmak için akıllıca bir niş belirlemek adına şu soruları sormanız gerekmektedir:

  • Çocukluğundan bu yana heyecan verici bulduğun ilgi alanı veya hayal nedir?
  • Bir gününüzün içerisinde en iyi mutlak yan nedir?
  • Öğrenmek istediğiniz hobileriniz veya hobileriniz var mı?
  • Derinlemesine hissettiğiniz değer nedir?
  • İnanılmaz derecede gurur duyduğunuz bir başarınız nedir?

Bu sorulara cevap vermeyi başardığınız zaman niş konusunda önemli bir adım atmış olursunuz. Bir blog açmak istiyorsanız artık kafanızda bir veya iki net fikir olmalıdır.

Nişin Kazançlı Olup Olmadığını Nasıl Anlarsınız?

Blogdan para kazanmak istiyorsanız niş için bir pazar talebi olup olmadığını görmek için biraz araştırma yapmak isteyebilirsiniz. İnsanlar yazdıklarınızı aktif olarak arıyorlar mı? Bir yandan onlara değer katarak diğer yandan para kazanmanız mümkün mü? Bunun mümkün olup olmadığını merak ediyorsanız dikkat etmeniz gereken şey insanların bir problemine çözüm bulmaktır.

Düşündüğünüz blog nişini alın ve bu niş içinde yazacağınız 5-10 anahtar kelime öbeği veya konu bulun. Örneğin, gitar çalmayla ilgili bir blog açmak istiyorsanız “en iyi gitar kitapları”, “gitar nasıl çalınır”, “hangi gitarı satın almalıyım”, “en iyi gitarlar” gibi anahtar kelimeleri seçebilirsiniz.

Şimdi anahtar kelime araştırması yapmayı öğrenmelisiniz. Yukarıdaki anahtar kelimelerden birini Google’a girin ve arama yapın. On milyonlarca (veya daha fazla) sonuç varsa, bu, insanların konunuzu önemsediğini gösteren bir ibaredir. Ama daha emin olmak için anahtar kelime araştırması yapabileceğiniz bir araca sahip olmalısınız. Örneğin, Twinword Ideas size bir anahtar kelimenin aylık arama hacmini gösterebilecektir.

Bu anahtar kelime araştırmasını tüm anahtar kelimeleriniz için gerçekleştirin ve sonuçlara bakın. En iyi anahtar kelimelerinizin tümü aylık 5.000 – 10.000 arama hacmi içeriyorsa, kesinlikle potansiyel olarak kazançlı bir nişe sahip olursunuz. Aylık 100.000 arama hacmi gibi rakamlar söz konusu olduğunda ise çok daha büyük markalarla rekabet etmek zorunda kalacağınızı bilmelisiniz.

Blog Yazısı Fikirleri Nasıl Elde Edilir?

Blog yazacağınız nişi bulduktan sonra bile aslında okuyucuları getirecek blog yazısı fikirleri oluşturmak için anahtar kelime araştırması yapmanız gerekmektedir.

Peki, yazmanız gereken şeyler neler olacaktır? İstediğiniz şeyi yazabilecek olmanız iyi bir haberdir. Sonuçta blog sizindir. Kendiniz için bir blog açmayı öğrenmenin en önemli avantajlarından biri paylaşım platformu oluşturmaktır. Ancak her istediğiniz zaman aklınıza bir fikir gelmesini beklemek gerçekçi bir yaklaşım değildir.

Bu noktada basit bir yazı takvimi kullanmanız gerekmektedir. Takvimi hazırlarken basit bilgileri yazmanız yeterli olacaktır. Bu takvim sizin yol haritanız olacaktır. Bu sayede ne yazacağım diye düşünmek yerine yazmaya daha fazla vakit ayırmış olursunuz.

  • Konular arasında beyin fırtınası yapın ve aklınıza gelen tüm konuları yazın – Mümkün olduğu kadar çok fikir veya anahtar kelime yazarak başlayın. İdeal kitlenizin değerli bulacağını bildiğiniz şeyleri hedefleyin. Size hangi soruları soruyorlar? Hangi alanda kendinizi uzman hissediyorsunuz? Bu sorulara cevaplar bulmalısınız.
  • Daha fazla fikir toplamak için bir anahtar kelime aracı kullanın – Bu aşamada çok fazla sayıda blog yayını fikrine sahip olmanız gerekmektedir. Ücretli olarak Ahrefs, ücretsiz olarak Twinword Ideas araçlarını kullanabilirsiniz. Bu araçlar temel olarak size daha önce oluşturduğunuz içeriklere göre yeni fikirler sunabileceklerdir.
  • Benzer fikirleri bir araya getirin – Bu aşamaya geldiğiniz zaman listeniz yeteri kadar büyük olmalıdır. Öyleyse tüm terimleri alın ve onları geliştirmeye başlayın. Bir araya getirebileceğiniz metinler var mı? Bazıları pek iyi görünmüyor mu? Listenizi temize çekmeye çalışın.
  • Fikirlerinizi liste yapın ve fikirlerinize öncelik vermeyi deneyin – Elinizdeki listeyi biraz daha organize etmeniz gerekmektedir. Bir liste oluşturmak için Excel dosyası açın ve anahtar kelimenizi, tahmini arama hacmini, zorluk derecesini ve fırsatlarınızı yazın. Tüm bu bilgiler anahtar kelime analizi için kullandığınız araçtan gelecektir. Her bir anahtar kelimeye 1-3 arasında öncelik atayın ve listenizi düzenleyin.
  • Üç temel gereksinime dikkat edin – Öncelikleri belirledikten sonra son tarihler belirleyin. Her üç temel ihtiyacı da karşılayan konuları arayın. Nişe uyan, okuyucuların ihtiyacı olan ve uzun vadede arama motorlarından trafik elde etmenizi sağlayacak anahtar kelimeleri bulun. Daha sonra bu anahtar kelimeler için blog yazısı taslağı oluşturun.

Bu noktaya ulaştığınız zaman elinizin altında dolu olan bir içerik takvimi olacaktır. Ancak, ilk önce hangi yazıları yazmanız gerektiğine karar vermekte zorlanıyor olabilirsiniz. Burada önemli olan organik aramalarda sıralama sahibi olacak içeriklerin ne kadar potansiyel trafiğe ulaşabileceğini tahmin edebilmek ve buna uygun olarak seçim yapmaktır.

İlk Blog Yazısını Yazmaya Başlayın

Yazmak istediğiniz ilk blog yazısına karar verdiğiniz zaman onu yazmaya başlamak için WordPress kontrol panelinde Yazılar > Yeni Ekle yolunu takip etmeniz gerekmektedir.

Bu yolu takip ettiğiniz zaman boş bir yazı sayfasına ulaşmış olacaksınız.

1. Okuyucuların Dikkatini Çekecek Başlık Yazmak

Blog açmak gibi bir fikre sahip olmanızı sağlayan en önemli nedenlerden biri okuyucuların dikkatini çekmek öyle değil mi? Bu konuda benim gibi düşünüyorsanız ilgi çekici başlıklar yazmak zorundasınız. Çünkü size her açıdan ziyaretçi kazandıracak ilk şey yazıların başlığı olacaktır. Bu nedenle ziyaretçilerin dikkatini çekecek başlıklar oluşturmalısınız.

Diyelim ki anahtar kelime araştırması yaptınız ve geleneksel yemeklerin yer aldığı blogunuzda yöresel yemeklerden söz etmek istiyorsunuz. Bu sefer karşınızdaki yazı fikri Akdeniz yöresinin lezzetli yemekleri olsun. Bu durumda yazı panelinde başlık ekle seçeneğinin olduğu yere gelip şu şekilde bir başlık yazmalısınız: “Akdeniz’in En Çok Sevilen 10 Yöresel Lezzeti”

Blog yazınız için bir başlık belirlemeye çalıştığınız sırada her zaman diğer blog yazarlarının neler yaptığını göz önünde bulundurmaya çalışmalısınız. Genellikle rakamları mı tercih ediyorlar? Parantez mi kullanıyorlar? Her kelimenin baş harfini büyük mü yazıyorlar? Tüm bu detayları göz önünde bulundurmalısınız.

Bir blog açmak ve ardından onda ilgi çekici başlıklar oluşturmak için ilk çaba gösterdiğimde ne yaptığımı dahi bilmiyordum. Bugün ise ilgi çekici başlıklar oluşturma, rakipleri analiz etme ve var olan çalışmaları daha iyi noktaya çıkarma gibi deneyimler elde ettiğimi söyleyebilirim. Genel kural olarak şunları takip edebilirsiniz:

  • Rakamları kullanarak okuyucunun ilgisini yakalamaya çalışın.
  • Duygusallık ve güç ifade eden kelimeleri kullanın ama başlığın akıcı olmasına dikkat edin.
  • Başlığın belirli kısmına parantez ekleyin ve onun öne çıkmasını sağlayın.
  • Oluşturduğunuz başlığın aramayı yapan kişinin arama niyetine uygun olduğundan emin olun.

Başlık oluşturma konusunda başarılı işlere imza atamıyorsanız bu durumda bazı araçlardan destek almayı düşünebilirsiniz. Örneğin, CoSchedule tarafından geliştirilmiş başlık analiz aracı işinizi görebilecektir. Her ne kadar bu araç İngilizce dili göz önünde bulundurularak oluşturulmuş olsa bile işinize yarayacaktır. Yapmanız gereken yazdığınız başlığı İngilizce’ye çevirmek ve durumu görmektir.

Zamanla çok daha ilgi çekici başlıklar oluşturmayı başarabileceksiniz. Bir başlık oluşturma konusunda gerçekten hiçbir şey yapamıyorsanız bu durumda rakiplerinizden yararlanabilirsiniz. Rakiplerinizin kullandığı başlıkların aynısını kullanarak yazınız için bir blog başlığı seçebilirsiniz.

2. SEO Dostu URL Seçimi

Yeni yazı yayınlamadan önce yazı URL’sini özelleştirmeniz oldukça önemlidir. Google’da sıralama elde etmek istiyorsanız başka bir seçeneğe sahip değilsiniz. Yukarıdaki örneği baz alacak olursak “Akdeniz’in en çok sevilen 10 yöresel yemeği” başlıklı bir yazı için URL “https://www.timurdemir.com.tr/akdeniz-yoresel-yemekler” şeklinde olmalıdır.

  • URL’yi yeniden yazarken her kelimeyi “-” kullanarak birbirinden ayırmayı unutmayın.
  • URL’yi olabildiğince kısa tutun. Bunun için 3 kelime yeterli olacaktır.
  • Rakamları kullanmaktan olabildiğince kaçının.
  • Her ne olursa olsun her zaman ama her zaman anahtar kelimeyi kullanın.

3. Giriş Kısmının Yazılması

Yazının giriş kısmında dikkatli olmak zorundasınız. Çünkü okuyucunun dikkatini kazanmak için sadece 1 veya 2 cümlelik şansınız vardır. Bu nedenle bu 1-2 cümlelik kısımda okuyucunun dikkatini çekebilmek için tüm fırsatları kullanmak için çaba göstermelisiniz.

  • Renkli bir dil kullanın.
  • İstatistikle başlamayı düşünün.
  • Alıntı yaparak başlayın.
  • Mizah yapmaya çalışın.
  • Kalın veya italik yazarak dikkat çekin.
  • Klişelerden kaçının.
  • Yazı içeriğini net bir şekilde belirtmekten kaçının.

Giriş kısmında başarılı olmak istiyorsanız her zaman kim, ne, nerede, ne zaman ve niçin sorularına cevap veren cümleler oluşturmaya çalışmalısınız. Bunu yapamıyorsanız yazının sonuç kısmında yer verilecek şeylere yer vermeyi düşünebilirsiniz. Böylece okuyucunun dikkatini tam anlamıyla yakalamış olursunuz. Okuyucunuzla ne kadar çabuk bağlantı kurabilirseniz yazınızı okuma ve paylaşma olasılıkları bir o kadar fazla olacaktır.

Blog Yazısının Düzenini ve Tasarımını Optimize Edin

Sizin için iyi olan bir şey okuyucular için iyi olmayabilecektir. Bu konuda neler yapmanız gerektiğini iyi bilmelisiniz. Bu nedenle test edilmiş düzenlerde içerik sunmaya özen göstermeniz daha doğru olacaktır. Tek yapmanız gereken ise okuyucuların özümsemesini kolaylaştıracak bir tasarım ve düzene sahip olmaktır.

1. Blog Yazısının Okunabilir Olmasını Sağlamak

Tasarım çılgın renkler, birden çok yazı tipi ve tonlarca görüntü ve video kullanmakla ilgili bir şey değildir. Bu, okuyucunuzun deneyimini olabildiğince eğlenceli hale getirmekle ilgilidir. Bu nedenle, bir blog açmayı öğrenmenin temellerinden bir doğru tasarım ile kullanıcıların önüne çıkmaktır.

Beyaz boşluk veya negatif boşluk blogunuzun okunabilirliği açısından çok önemlidir. Bu yüzden, her yerde bir dizi tasarım ögesine yer vermeyi düşünmeyin. İşlerin kolayca akmasını sağlamanın yollarını arayın. WordPress temalarında iyi ve kötüyü birbirinden ayıran en önemli faktör budur.

Seçtiğiniz yazı tipi boyutunun yeterince büyük olduğundan emin olun. Bir Word belgesinde 12 punto iyidir ancak blog için 16 punto veya daha yükseği çok daha makul bir seçenektir. Ayrıca satır uzunluğuna dikkat etmek istersiniz. Bir blog yazısında ideal cümle 50-85 karakter arasında olacaktır. Bu okuyucuların yazıda ilerlemesini kolaylaştıracaktır.

Tüm bunlar size karmaşık gibi geliyorsa fazla endişelenmeyin. İyi tasarıma çok daha duygusal bir yanıt veririz. Bazı yazı tiplerini ve boşluk seçeneklerini deneyin ve sizin için neyin en iyi seçenek olduğuna karar verin. Görsel tipografi ayarlarınızı değiştirmeden önce mutlaka yine etkinliğini ispatlamış seçeneklere yönelmeye çalışın.

2. Üst Kısımda Görsellere Yer Vermek

İnsan beyninin bir şeyleri hatırlaması için iki yol söz konusudur. Birisi sözlü hatırlama, ikincisi ise görsel hatırlamadır. İkisini yazınızın üst kısmında birleştirmeniz durumunda blogunuzun daha ilgi çekici olmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için yayınınızın üst kısmında her zaman onunla ilgili bir resme yer vermeniz gerekmektedir.

Örneğin hemen başlığın üstünde bir görsele yer vererek okuyucunuz ile daha güçlü bir şekilde bağlantı kurabilirsiniz. Görseller konusunda ekstra profesyonel olmanıza gerek yoktur. Basit bir görsel dahi birçok şeyi anlatmak için yeterli olacaktır. Görsel ile içeriğin alakalı olduğundan emin olmanız fazlasıyla yeterli olacaktır.

3. Alt Başlıkları Kullanmak

Okuyucular çabuk yorulurlar. Dev bir metin duvarına bakmak korkutucu bir şeydir. Bu durum insanların blogunuzu terk etmeleri anlamına gelebilecektir. Bu nedenle her 300-500 kelimede bir başlık veya alt başlık kullanmanız çok daha doğru olacaktır. Bazı insanlar bunun daha az olması gerektiğine inanmaktadırlar. Bunun kesinlikle seçmiş olduğunuz nişe göre değişiklik göstereceğini bilmelisiniz.

Ayrıca, bu içerikte olduğu gibi metin akışını belirli yerlerde alt başlıklarla kesmek yerine görsellerle kesmeyi deneyebilirsiniz. Her iki yöntem de okuyucuların içeriği tüketmesini daha kolay hale getireceği için çok önemlidir.

4. Stil Seçeneklerini Kullanmak

İyi bir blog tasarımı okuyucunun yeni yazı içerisinde doğal bir şekilde seyahat etmesini sağlayacaktır. Bunu elde etmenin en kolay yollarından birisi ise kalın ve italik gibi stilleri kullanmaktır. Belirli kelimeleri ön plana çıkartmak için onları kalın olarak işaretlemeyi düşünebilirsiniz. Bu çok önemli bir taktiktir ama bunu gerekmedikçe kullanmaya çalışmamalısınız.

5. Konumu Bildirmek

Gerek yazı başında ve sonunda, gerek ise yazı ortasında okuyuculara nerede olduğunu bildirmeye çalışmalısınız. Bunu çeşitli cümlelerle veya tasarım elementleriyle gerçekleştirebilirsiniz. Örneğin, yazının hemen başlangıcında içerik haritasına yer verebilirsiniz. Alternatif olarak içeriğin sonunda yazının bulunduğu kategoriyi öne çıkarabilirsiniz.

Yayımla Butonuna Basın

İlk blog yazınızı yazarken 1.000 kelime civarına ulaşmayı başardığınız zaman artık yayımla butonunu kullanabilirsiniz demektir. Şimdi yapmanız gereken Yoast SEO eklentisinin önerilerini gözden geçirmek ve yazınızın SEO dostu olduğundan emin olmaktır. Bu yazınızın organik aramada daha üst sıralarda yer almasını sağlayacak önemli bir kriterdir.

SEO ayarlarınızı istediğiniz doğrultuda yaptıktan sonra yazınız için bir kategori belirlemelisiniz. Kategori kutucuğunu sağ tarafta bulabilirsiniz. Burada bir kategori oluşturmalı, yazınızı kategorinin içerisine yerleştirmeli ve ardından Yayımla butonuna basmalısınız.

İşte artık her şey tamam! İlk blog yazınızı yayınlamış durumdasınız. Blog açmak ile başladığınız serüveninizde son olarak nasıl yazı yayınlanır bunu öğrendiniz. Artık yazıyı yayınladıktan sonra neler yapabileceğinizi gözden geçirebilirsiniz.

5. Blogu Tanıtmak

Blog açmayı, blog ayarlarını yapmayı ve blog yazısı yazmayı öğrenmiş durumdasınız. Artık milyonlarca farklı kullanıcıyı arama motoru sonuç sayfasında yakalayabilir ve onların size para kazandırmasını sağlayabilirsiniz. Blog açmak için katlandığınız bu serüvende yolculuğunuzun istediğiniz noktaya gelebilmesi için çok az daha sabretmeniz gerekmektedir.

Blog açtıktan sonra para kazanmaya başlayabilmek için ihtiyacınız olan son parça blogunuzu tanıtmaktır. Bir başka deyişle, yayımla butonuna bastıktan sonra neler yapmanız gerektiğini bilmelisiniz. Bu blogunuzda derinlemesine içerik yayınlamak kadar önemli bir durumdur.

Artık blog açmayı öğrendiniz. Şimdi blogunuza nasıl trafik çekeceksiniz? Bu zaman zaman aklınızı kemirecek bir soru olacaktır. Bu sorunun cevabı başarılı blog ile başarısız blog arasındaki ayrımın en önemli parçasıdır. Blogunuza trafik çekmek ve blogdan para kazanmak istiyorsanız yazılarınızı nasıl tanıtacağınızı bilmeniz gerekmektedir.

Bir blog yayınını tanıtmanın kolay olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bu doğru değildir. Blog yazısını yazarken harcadığınız süreden daha fazlasını blog yazısını tanıtmaya harcamanız gerekmektedir. Şimdi sizinle yazılarınızı yeni insanların önüne çıkarabilecek birkaç ipucu paylaşacağım. Bunları kullanarak blog yayınlarınızın tanıtımını en iyi şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

Blogunuzu Tanıtmak İçin Sosyal Medyayı Kullanın

Blogunuzu tanıtmak için başvurmanız gereken ilk yerlerden birisi sosyal medyadır. Facebook, Twitter, Pinterest, LinkedIn, Reddit, Instagram, Snapchat gibi bugünün büyük sosyal medyalarını kullanmalısınız. Seçtiğiniz niş ve ilgilendiğiniz hedef kitle ile en alakalı olan platformu seçmeniz gerekmektedir. Bu göz ardı etmemeniz gereken bir kuraldır.

Bazı bloglar için Pinterest çok ama çok önemli bir trafik kaynağıdır. Sadece yazı içlerine çeşitli görseller koyup onların pin olarak paylaşmak tonlarca trafik elde etmek anlamına gelebilmektedir. Ancak Pinterest gibi bir sosyal ağı diğerlerinden ayıran en önemli özellik biraz kadınlara yönelik olması ve her önüne gelen siteye trafik kazandırmamasıdır.

Bu nedenle denemeler yapmalı ve sizin için işe yarayanı bulmanız gerekmektedir. Her bir sosyal ağ belirli bir nişe ve aynı zamanda belirli türde bir okuyucuya hitap etmektedir. Bu genel bir söylem olacak olsa bile her sosyal ağ için şu tür içerikleri kullanmayı düşünebilirsiniz:

  • Facebook – Videolar ve buna benzer içerikler
  • Instagram – Yüksek kaliteli fotoğraflar, sözler ve hikayeler
  • Twitter – Haberler, blog yazıları ve GIF paylaşımları
  • LinkedIn – Profesyonel içerikler ve kariyer haberleri
  • Pinterest – İnfografikler, adım adım görsel rehberler, görsel içerikler
  • Reddit – Seçtiğiniz niş ile alakalı konularda yapılmış yorumlar

Tüm bunları aynı anda yönetmek gerçekten zor olabilir. Bu nedenle bir hafta boyunca tüm sosyal medya içeriklerini yönetebileceğiniz bir araçtan destek almayı düşünebilirsiniz. Doğru aracı seçtiğiniz sürece sosyal medya tanıtımları açısından hiçbir sıkıntı yaşamazsınız. Bu konuda size üç farklı aracın kullanımını önerebilirim:

  • Buffer – Facebook, Instagram, Twitter, LinkedIn ve Pinterest için sosyal paylaşımları zamanlamanın en iyi yoludur. Tarayıcı eklentisi sayesinde sosyal tanıtım kuyruğuna yeni içerikler eklemek oldukça kolay olacaktır.
  • Hootsuite – Daha derinlemesine çalışan bir sosyal ağ paylaşım aracı arıyorsanız bu araç ihtiyacınızı görecektir. Sosyal paylaşımları takip edebilir ve onların performansını izleyebilirsiniz. Yeni başlayan bir blog yazarı için bunun çok gereksiz olduğunu söyleyebilirim. Ancak blogunuzun büyümeye başladıkça bu seçeneği devreye sokmayı düşünmelisiniz.

Forumları ve Tartışma Platformlarını Kullanın

Zaman zaman fikirlerinizi sosyal medyada paylaşmak yeterli olmayacaktır. Bunun yerine daha hedeflenmiş olan forumlarda ve topluluklarda yer almayı düşünebilirsiniz. Elbette bunun için doğru platformları bulmanız gerekmektedir.

Özellikle Facebook’ta nişiniz ile doğru orantılı olan bir gruba katılmayı düşünmelisiniz. Örneğin, fotoğrafçılıkla ilgili bir blog açtıysanız Facebook’ta yer alan “Profesyonel Fotoğrafçılık” (21.000 üye) veya “Huawei Fotoğrafçılık Kulübü” (11.000 üye) gibi gruplara katılabilirsiniz. Tek yapmanız gereken grup sekmesinde doğru anahtar kelimelerle arama yapmaktır.

Blogunuz bir şekilde fotoğrafçılıkla ilgili olduğu sürece bu gruplarda yazdıklarınıza ilgi duyacak birilerini bulabileceksiniz. Seçmiş olduğunuz nişte 5.000 ve üzeri üyeye sahip herhangi bir grup yoksa bu durumda daha geniş gruplara katılmayı düşünebilirsiniz. Alternatif olarak LinkedIn veya Reddit gibi ortamlarda daha farklı gruplar aramaya çalışabilirsiniz.

Facebook Grupları

Bu tür grupların sadece blog yazınızı tanıtmak için kullanacağınız gruplar olduğunu düşünmemelisiniz. Buralarda insanların paylaşımlarına değer katmaya çalışmalısınız. Bu nedenle önce paylaşım yapmaya başlamadan önce insanlarla etkileşime girmeli ve insanlara yardımcı olmalısınız. Bu süreç içerisinde yeni blog yazısı fikirleri dahi bulabileceğinizi bilmelisiniz.

Misafir Yazarlık Yapın

Bir blog açmanın en iyi yanlarından birisi blog yazarlarının birbirine yardım etmek istemesidir. Misafir yazarlık başka yazarlarla bağlantıya geçmenin ve mevcut hedef kitlelere ulaşmanın en iyi yollarından biridir. Misafir yazarlığın nasıl yapılacağını biliyorsanız bu konuda herhangi bir problem yaşamazsınız.

Misafir yazarlık sunduğu geri dönüşüm ile en etkili stratejilerden biri durumundadır. Bu size sadece yazılarınızı tanıtma fırsatı sunmaz. Aynı zamanda farklı hedef kitleleriyle etkileşim şansı sunacaktır. Misafir yazarlık yaparken her zaman daha dar olan kitlelerden başlayarak daha geniş kitlelere ulaşmaya çalışmalısınız.

Bu başlangıçta çok bir işmiş gözükebilir. Çünkü hem kendi blogunuzda hem de başka bloglarda bir şeyler yazmak zorunda kalırsınız. Ancak zaman içerisinde hedef kitleniz genişleyeceği için ekstra kazanım elde etmiş olacaksınız. Başka blog yazarlarıyla etkileşime girme ve daha büyük bloglarda yeni yazılar yazma şansı elde edebileceksiniz.

Büyük bir sitede misafir yazarlık yapabilmek çok kolay bir iş değildir. Bunun için zamana ve aynı zamanda kararlılığa ihtiyacınız olacaktır. Başlangıç için pek işe yaramadığını düşündüğünüz blog yazılarını Medium’da paylaşabilirsiniz. Burası ücretsiz bir platformdur ve ihtiyaç duyacağınız hedef kitleleri bulmanıza yardımcı olabilecektir.

Blogunuzda daha çok kariyer ve iş fırsatları ile ilgili yazılar paylaşıyorsanız LinkedIn’i bir basamak olarak kullanabilirsiniz. Kısacası asıl önemli olan durum hedef kitlenizin bulunduğu ortamlarda bulunmaya çalışarak onların önüne çıkmak olmalıdır. Bunu diğer bloglarda, topluluklarda ve sosyal kanallarda gerçekleştirebilirsiniz.

E-posta Listelerini Kullanın

Blog yazılarınızı tanıtmanın en iyi yollarından birisi onu başka kitlelere değil kendi kitlenize tanıtmaktır. Bir e-posta listesi bunu yapmanın en kolay yollarından biri olacaktır. Böylece hedef kitleniz ile etkileşimi sürdürebilir ve onlara heyecan duyacakları bir şeyler sunabilirsiniz.

Bir e-posta listesi oluşturmak oldukça kolay bir iştir. Blogunuzda yer alan yazıların içerisine basit kayıt formları ekleyerek bunu başarabilirsiniz. Alternatif olarak, kullanıcılara özel birkaç içerik sunarak onlardan e-posta adreslerini almayı deneyebilirsiniz.

E-posta listelerini yönetmek için birbirinden farklı seçeneklere sahip olabilirsiniz. Ancak ne kadar araştırma yaparsanız yapın MailChimp’in başlangıç için en ideal adres olduğunu söyleyebilirim. Ücretsiz olarak sunmuş olduğu imkanlar oldukça iyidir ve hedef kitlenizi genişletirken size ihtiyaç duyacağınız birçok farklı araç sunabilecektir.

Yeni bir blog yazısı paylaştığınız zaman veya bir içeriği baştan yazmanız durumunda e-posta listenize bir bildirim gönderebilirsiniz. Böylece yeni yayınlamış olduğunuz içeriğin ve genişletmiş olduğunuz içeriğin daha fazla insana ulaşmasını sağlayabilirsiniz. E-posta pazarlamacılığı bu açıdan kullanmanız gereken en önemli tanıtım araçlarından biridir.

Trafik İçin Diğer Yöntemleri Kullanın

Blog yayınlarınızı tanıtmak için sosyal kanalları kullanmak, e-posta listelerini değerlendirmek ve misafir yazarlık yapmak dışında takip edebileceğiniz belli başlı yöntemler vardır. Bu teknikleri kullanarak hedef kitlenizi büyütebilir veya farklı hedef kitlelerin önüne çıkmayı başarabilirsiniz.

  • Nişinizdeki insanlarla röportaj yapın – Alanınızdaki ünlü insanlardan bir şeyler öğrenmek kadar iyi bir şey yoktur. Bu tür insanlarla röportaj yapmak size onlarla bağlantı kurma fırsatı tanıdığı kadar diğer insanların bu insanlardan bir şeyler öğrenme fırsatı sunmaktadır. Basit bir biçimde blog yazıları oluşturmak için insanlarla çeşitli röportajlar yapabilirsiniz.
  • Diğer blog yazarlarıyla ağ kurun – Başlangıçta diğer insanların radarına girmeye çalışmalısınız. Bunu yapabilmenin en iyi yolu alanınızdaki diğer blog yazarlarıyla bağlantı kurmak veya yazınızda onlardan bahsetmektir. Basit bir biçimde yazınızda bahsettiğiniz kişiyle iletişime geçerek onları bu hamleniz için bilgilendirebilirsiniz.
  • Ne yaptığınız konusunda insanları bilgilendirin – Bu basit gibi görünebilir ama etrafınızdaki insanlara ne yapmaya çalıştığınız konusunda bilgi verebilirsiniz. Başkalarına blogunuzdan bahsedebilir ve üzerinde çalıştığınız şeylerle ilgili onlara bilgi verebilirsiniz. Böylece bir beklenti oluşturmuş olursunuz.
  • En iyi blog yazarlarından bir şeyler öğrenin – Kendi alanınızda yer alan blog yazarıyla iletişime geçmeye hazır değilseniz üzülmeyin. Onların yaptığı şeylerden bir şeyler öğrenmeye çalışın. Tavsiyelerini dinleyin ve işe yarar tavsiyelerinden söz ederek onları ön plana çıkarın. Bu sayede onların hedef kitlesi tarafından duyulan birisi olabilirsiniz.

Bir blog açmak için önünüzdeki tek engel sizsiniz. Bunu böyle kabul etmek zorundasınız. Zamanınızın olmadığını ve yaptığınız işten çok yorulduğunuzu söyleyebilirsiniz. Ancak bir alternatif oluşturmak için çaba göstermeniz gerekmektedir. İşte bu çaba bir blog açmanın neden önemli olduğunu gösteren en önemli etkenlerden biridir.

Bir blog açmak tüm teknik detayları gözden geçirmek ve daha sonra bir şeyler yazmaya başlamakla ilgilidir. Ancak bunu hızlı bir biçimde para kazanmak için yapıyorsanız kısa sürede hayal kırıklığına uğramanız mümkün olacaktır. Her zaman gerçekçi beklentilere sahip olmalısınız.

Bu başarılı bir blog açmak için geç kaldığınızı belirten bir ifade değildir. Her zaman belirli fırsatlar vardır. Önemli olan bu fırsatları nasıl kullanacak olduğunuzu bilmektir. Tek dikkat etmeniz gereken karşınıza çıkan tuzaklara düşmemektir:

  • Bilmediğiniz bir şey hakkında yazarak bir sürü para kazanabileceğinizi düşünmek.
  • Düzenli olarak yayın yapmaya ve kitleniz ile etkileşime girmeye istekli olmamak.
  • Hiç çaba göstermeden hızlı sonuçlar elde etmeyi istemek.

Başarılı olan ve şu anda para kazanan tüm blogların ortak özelliği bu blogları yöneten insanların işlerine saygı göstermeleridir. Düzenli olarak yazmak ve yayın yapmak onlar için bir rutin değildir. Her zaman bir şeylerden keyif alırlar ve yeni yazı yayınlamaya çalışacakları için heyecanlanırlar. Çünkü en sonunda yaptıkları yatırımı geri kazanacaklarını bilirler.

6. Blogdan Para Kazanmak

Blogdan para kazanmak istiyorsanız blogunuzun kendi alanında başarılı bir girişim olması gerekmektedir. Blogdan para kazanmak çok kolay bir iş değildir. Ama yatırımınızı doğru şekilde yaparsanız bir süre sonra geri dönüşüm elde etmeye başlayabilirsiniz.

Blogdan para kazanan insanlar bu işe her şeyden ve herkesten önce başlamak isterlerdi. Blog açmak, yazı yazmak, yazıları tanıtmak ve kitlelere ulaşmak gibi bir dizi işlemi yerine getirdikten sonra blogdan para kazanmanın mümkün hale gelebileceğini bilmeniz gerekmektedir. Bu nedenle blog açmak ve blogdan para kazanmak istediğiniz zaman ilk odak noktanızın bu olmaması gerekmektedir.

Blog açmak önemli bir karardır. Bu kararı takip edecek en doğru yaklaşım ise blogdan para kazanmayı daha sonraki evrelerde düşünmeye başlamaktır. Önce okuyucular bulmalısınız, onlarla etkileşime geçmelisiniz, bir topluluk oluşturmalısınız ve ardından onlara değer katmalısınız. Sonrasında blogdan para kazanmaya başlayabilirsiniz.

Blog yazarı olmak bir yatırım yapmaktır. Blog yazarlığı uzun vadede kazanç getiren bir iştir. Kısa sürede çok fazla şey elde etmek gibi yanıltıcı bir hedefiniz olmamalıdır. Bloglama internetten para kazanmak için ideal yollardan birisidir. Ama bu yolu nasıl kullanacağınızı bilmek çok önemlidir. Blogdan para kazanmak için en iyi yöntemleri takip ederseniz hedefinize ulaşmış olursunuz.

1. Sponsorlu İçerik

Sponsorlu içerik nedir? Genel olarak konuşmak gerekirse bir marka, şirket veya birey içeriğini hedef kitlenizin önüne çıkarmak için size para karşılığında yayın yaptırdığı zaman ortaya çıkan içeriktir. Sponsorlu içerik Türkiye sınırları içerisinde daha çok tanıtım yazısı olarak bilinmektedir. Bu tür teklifler alabilmek için önce belirli bir okuyucu kitlesine sahip olmanız gerekmektedir.

Sponsorlu içerik ile başarıya ulaşmanın en iyi yollarından birisi içeriği okuyuculara mutlak satış olarak göstermemektir. Yazacağınız içeriğin doğal olarak ilerlemesi ve doğal olarak bir sonuç vermesi önemlidir. Bunu başarabiliyorsanız sponsorlu içerik üzerinden çok iyi paralar kazanabilirsiniz.

Ancak gerçek anlamda geniş bir kitleniz yoksa bu tür içeriklerden destek almanız çok kolay olmayacaktır. Sponsorlu içerik fırsatlarıyla karşılaşmak zaman alıcı bir iştir. Bir şekilde trafik açısından gelişim göstermiş olmanız gerekmektedir.

Grafikten görebileceğiniz gibi en başlarda elde ettiğim trafik miktarı pek fazla değildir. Daha sonra bir sıçrama yaşanmış ve bu bugünlere gelmeme vesile olmuştur. Her şey trafik çekme konusunda neler yapabileceğinizi öğrenme açısından değerlidir. Trafik çekmeye başladığınız zaman elde edeceğiniz veriler çok daha iyi durumda olacaktır.

Aylık ortalama 10.000 ziyaretçi almaya başladığınız zaman insanlar ve firmalar sponsorlu içerik için kapınızı çalmaya başlayacaktır. Sponsorlu içerik artık sizin için bir gelir kaynağı haline dönüşebilecektir. Bu tür trafik eşiklerini iyi hesaplamanız gerekmektedir. Çünkü bir kez bu noktalara erişmeyi başardığınız zaman epey bir kazanç elde etmeniz mümkün olabilecektir.

2. Hizmet Sunumu

Blogdan para kazanmaya başlamak istiyorsanız en iyi seçeneklerden birisi hiç kuşkusuz hizmet sunumu yardımıyla para kazanmaktır. Hizmet sunumu yardımıyla para kazanmak belki de en zahmetsiz olacak şekilde blogdan para kazanmanızı sağlayacak yöntemdir.

Blog burada işi elde etmeniz için bir aracı olacaktır. Karşıdan gelecek teklifin güçlü olmasını istiyorsanız basit bir biçimde blogunuzda iyi performans göstermeniz önemlidir. Aksi söz konusu olduğunda ise herhangi bir kazanç elde etmeniz mümkün olmayacaktır.

İlk olarak sitenizdeki hakkında ve iletişim gibi sayfaların eksiksiz bir biçimde oluşturulduğundan emin olmanız gerekmektedir. Bununla birlikte daha önce yapmış olduğunuz çalışmaları insanlara gösterebilmek için bir portföy sayfanızın olması önemlidir.

Eğer henüz herhangi bir çalışmayı gösterme şansınız yoksa üzülmeyin. Örnekleri oluşturmak çok kolay değildir. Bunun için bazı insanlara özel ve ücretsiz hizmetler sunabilirsiniz. Onlardan aldığınız geri bildirimi sayfanızda yayınlayarak sizden hizmet satın almak isteyenleri ikna etmeye çalışabilirsiniz.

Bir hizmet olarak satabileceğiniz bir yeteneğe sahipseniz hemen şimdi bunun sunumunu yapabilirsiniz. Bu yeteneklerin neler olacağı değişkenlik gösterebilecektir. Ancak genel olarak belli başlı yeteneklerin çok daha revaçta olduğunu söyleyebilirim:

  • Yazma
  • Tasarım
  • Fotoğrafçılık
  • Pazarlama
  • Web geliştirme
  • Halkla ilişkiler
  • Sosyal medya yönetimi
  • Sanal asistanlık
  • Topluluk oluşturma
  • SEO veya ücreti reklam kampanyaları
  • İş stratejileri veya proje yönetimi

Bu tür hizmetlerden birini sunabilecek durumda olmanız durumunda kendinizi şanslı hissetmeniz gerekmektedir. Burası başladığınız nokta değildir. Burası daha çok geldiğiniz noktadır. Başlangıç için ilk hizmet sunumundan 250 TL kazanacak olabilirsiniz. Fakat kendinizi geliştirdikçe ve portföyünüzü geniş tuttukça bu rakamı yükseltme fırsatınız olacaktır.

3. Online Kurslar

Bir yeteneğe veya deneyime sahip olduğunuz zaman bunu farklı şekilde değerlendirebilirsiniz. Bu yeteneğin veya deneyimin başkaları tarafından satın alınabilecek bir şey olup olmadığını gözden geçirebilirsiniz. En iyi stratejilerinizi, tavsiyelerinizi, taktiklerinizi ve ipuçlarınızı bir online kursa dönüştürebilirsiniz. Böylece sunum yaptığınız alanda bir şeyler öğrenmek isteyenlerin ilgi odağı olabilirsiniz.

Online kurs satışlarından para kazanmak istiyorsanız hedef kitlenizin çok büyük veya çok geniş olmasına gerek yoktur. Birkaç okuyucuya dahi online kurs satışı yaparak para kazanabilirsiniz. Tek yapmanız gereken onların sizinle etkileşim kurmalarına yardımcı olmaktır.

Hedef kitlenizin karşısına çıkan en büyük problemlere çözüm ürettiğiniz sürece onların kursları satın almalarını sağlayabilirsiniz. Bu nedenle öncelikle okuyucuların problemlerine çözüm bulabilmek çok ama çok değerlidir. Online kurs sayesinde onlara sizinle etkileşim kurma fırsatı sunmuş olursunuz.

4. Klasik Blog Reklamları

Blogdan para kazanmak için başvuracağınız ilk para kazanma yöntemlerinden biridir. Benim blogumda sağ tarafta ve yazı sonunda görebileceğiniz gibi klasik reklamlar bulunmaktadır. Bu reklamlar size gelir kazandırma açısından önemlidirler. En azından başlangıç aşamasında tek gelir kazanabileceğiniz kaynaklar olabileceklerdir.

Aylık 300.000 tekil ziyaretçi almanız durumunda 5.000 TL gibi güzel rakamlar kazanabilirsiniz. Bazı reklam ağları daha yüksek tıklama başına maliyet, daha fazla bin gösterim başına maliyet gibi değerler sunabilmektedirler. Fakat bu tür reklam ağlarında hangi markaların blogunuzda reklam yayınlayacağına karar vermeniz pek mümkün değildir.

Google AdSense, BuySellAds ve Propeller Ads kullanabileceğiniz en büyük ve en geniş reklam ağlarıdır. Özellikle Google AdSense blogdan para kazanmak istediğiniz zaman muhakkak bir dönem kullanacağınız reklam ağlarından birisi olacaktır.

Bu tür klasik blog reklamlarının uzun vadede kazançlı olduğu doğrudur ama kısa vadede kazançlı olmalarını beklemek pek mantıklı değildir. Çok ciddi miktarda trafik oluşturmayı başaramadığınız sürece buralardan elde edeceğiniz gelir miktarı çok ideal seviyelerde olmayacaktır. Dolayısıyla reklam seçimlerinde daha seçici olmaya çalışmalısınız.

5. Podcast Sponsorluğu

Blogdan para kazanmak için kullanabileceğiniz bir diğer yol ise podcast yayınları yapmaktır. Hedef kitleniz için podcast yayınları yapıp yayınlara sponsorlar alarak para kazanmanız mümkündür. Bu hem daha fazla trafik elde etmek hem de sponsor olmak daha fazla kişiyi bulmak isteyenler için inanılmaz derecede önemli bir katkıdır.

Podcast hemen hemen pek çok alanda kullanabileceğiniz bir olgudur. Hem podcast yayını yapıp hem de klasik reklamları kullanmayı düşünebilirsiniz. Bulunduğunuz niş içerisinde insanların neye eğilimi varsa onu gözetmek zorundasınız. Bu sayede her zaman podcast yayınlarından ve onların yarattığı gelir fırsatlarından yararlanmayı başarabilirsiniz.

Diyelim ki blogunuzu aylık 100.000 kişi takip ediyor. Bunun yaklaşık 20.000’i e-posta abonesi olsun. Bu durumda bir podcast yayınını potansiyel olarak en az 20.000 kişiye ulaştırma şansınız var demektir. Bir sponsorluk anlaşması yapıp 10 podcast yayını boyunca bölüm başına 2.000 TL gibi rakamı kabul etmeyi düşünebilirsiniz.

Podcast yayınında dinleyicilere oldukça yararlı bilgiler sunduğunuz sürece yayınlarınızı devam ettirme şansı elde edersiniz. Ayrıca podcast sponsorluğu yoluyla para kazanmanın en kolay yollarından biri başka podcast yayınlarına davetli olarak katılmak ve sesini duyurmaktır. Bunları başardığınız sürece podcast yayınları üzerinden önemli miktarda gelir elde etmeniz mümkün olacaktır.

6. Ortaklık Programları

Blogdan para kazanmak söz konusu olduğunda size en kararlı kazanç getiren iş kesinlikle ortaklık programlarıdır. Affiliate marketing adını taşıyan bu yöntemin ne olduğu konusunda kafanızı karıştıran birçok farklı durum olabilir. Bu nedenle öncelikle affiliate marketing ile ilgili yazımı okumanızı öneririm.

Affiliate marketing başlangıçta kazanç elde etmenizi sağlayacak bir girişim değildir. Buradan para kazanmak istiyorsanız mutlaka belirli bir hedef kitlesine hitap edebilecek duruma gelmiş olmanız önemlidir. Ortaklık programları üzerinden para kazanmak için blogunuzda yayın değişikliğine gitmeniz dahi gerekebilecektir.

Peki affiliate marketing nasıl çalışmaktadır? Satış ortağı olmak istediğiniz firmadan takip edilebilir bir link alırsınız. Daha sonra bu linki blog yazılarına, e-postalar ve okuyucularınıza ulaştığınız hemen hemen her yere koyarsanız. Birisi takip edilen bu bağlantıya tıklayıp satın alım gerçekleştirdiği zaman veya ücretli üyelik yaptığı zaman elde edilen gelirden pay alırsınız.

Bugün dünyanın en büyük markaları çeşitli affiliate fırsatlarına sahiptirler. Dünyanın en büyük markalarından birisi olan Amazon affiliate marketing konusunda en elverişli yerlerden biridir. CreativeLive, Skillshare ve Udemy gibi kurs alanları yine affiliate marketing çözümlerine yer vermektedirler. Para kazanmak için herhangi bir affiliate ağına girmek zorunda olmamanız bu işin en can alıcı noktalarından biridir.

ShareASale, Rakuten, Flex Offers ve Commission Junction gibi büyük firmalar affiliate ağları olarak bilinmektedirler. Buralarda blogunuzda tanıtmak için bir şeyler bulabilirsiniz. Ama öncelikle ürün veya hizmet tanıtımı yapabileceğiniz okuyuculara sahip olmanız gerekmektedir. Bunu başardığınız zaman ortaklık programlarından para kazanmayı başarabilirsiniz.

7. Ürün, Hizmet veya Yazılım Satışı

Blogdan para kazanmak için kullandığınız online kurs satışına benzer bir yöntem ürün, hizmet veya yazılım satışı gerçekleştirmektir. Blogunuz etrafında oluşturmuş olduğunuz topluluğu kullanarak ürünlerinizin satışını yapabilirsiniz. Özellikle okuyucularınızın ihtiyacını karşılayacak ve onların problemlerine çözüm bulabilecek bir şeyler önerirseniz bu işte başarılı olabilirsiniz.

Örneğin, güzel köpek fotoğrafları çekebilen bir fotoğrafçı olmanız durumunda çektiğiniz fotoğrafları bir ürün olarak sitenizde satışa sunabilirsiniz. Daha sonra bu fotoğrafları tişört baskıları, bardak baskıları, kart oyunları, çorap baskıları gibi alanlarda kullanmayı düşünebilirsiniz. Bunların hepsi sizin için yan ürünler olacaktır. Bunları yaptığınız zaman bir marka oluşturmuş olursunuz.

Ürün satışları söz konusu olduğu zaman hedef kitlenizi bir sadakat programına davet edebilirsiniz. Sadakat programı sayesinde insanların size yeni müşteriler getirmesi söz konusu olabilecektir. Sadakat programlarında onlara indirimler sunmanız çok önemlidir. Böylece yeni gelen ziyaretçileri müşteriye dönüştürme konusunda önemli bir adım atmış olursunuz.

Ürün, hizmet veya yazılım satışında esas olan durum hedef kitle bulmak ve daha sonra onların sorunlarına çözümler oluşturmaktır. Bu mümkün hale geldiği zaman zaten çekirdek bir kitle oluşturmuş olursunuz. Böylece ürün, hizmet veya yazılım satışından gelir elde etmeyi başarırsınız.

8. İş Ortaklığı

Blogunuzdan para kazanmanın tüm yolları arasında bu en tahmin edilemeyen yoldur. Blogunuzu oluşturmanın sonucunda kiminle tanışacağınızı bilemezsiniz. Podcast yayınlarınıza konuk alacağınız kişilerin kimler olduğunu tahmin edemezsiniz. Her zaman bir iş ortaklığı fırsatıyla karşı karşıya karşılaşacağınızı bilmeniz gerekmektedir.

Bir iş ortaklığı gerçekleştirerek hem kendini geliştirebilir hem de blog yazarlığı olan işinizi farklı bir boyuta taşımayı başarabilirsiniz. Hedef kitlenizi genişletirken sayısız yeni fırsatın kapısını aralamayı başarabilirsiniz. Bu sayede başka bir blog projesinde var olabilirsiniz.

Rakiplerinizin benzer işbirliklerine gidebileceklerini unutmamalısınız. Biriyle iş ortaklığı kurarken her zaman kendi çıkarlarınızı ve mevcut okuyucularınızın çıkarlarını düşünmek zorundasınız. İş ortaklığı tekliflerine her zaman stratejik yaklaşmalısınız. Hedef kitlenizin ilgisini çekecek şekilde blogunuz etrafında bir topluluk oluşturmayı başarırsanız iş ortaklığı sayesinde para kazanmanız çok daha kolay ve mümkün hale gelecektir.

7. Uzun Vadeli Başarılı İçerik Stratejisi Geliştirmek

Blog açmak, WordPress yüklemek ve ayarlarını yapmak, blog yazısı yazmak ve blog yazısını tanıtmak konusunda artık bilgi sahibi olmalısınız. Şimdi yapmanız gereken ise sizi başarıya ulaştıracak uzun vadeli içerik stratejisi geliştirmektir.

Bir blog açıp öylece başarılı olmasını beklemeniz doğru değildir. Başarı için uzun vadeli bir strateji geliştirmeniz çok önemlidir. Bu sayede gurur duyacağınız ve aynı zamanda para kazanabileceğiniz bir blog sahibi olabileceksiniz.

Bir blogu yan proje olmaktan çıkarıp hayatınızın merkezine almak istediğiniz zaman bunun tesadüfen yaşanmış bir şey olmadığından emin olmak istersiniz. Bu aşamalarda çeşitli firmalarla çalışma fırsatı elde ettiğinizde içerik stratejisi geliştirmeniz gerektiğini anlarsınız.

İçerik Stratejisinin Önemini Fark Edin

Bir içerik stratejisi oluşturmak karmaşık, zaman alıcı ve aşırı profesyonellik gerektiren bir işmiş gibi gözükebilir. Ancak bu konuda endişe etmenize gerek yoktur. Çünkü bir bardak kahve içerken dahi içerik stratejinizi oluşturma şansınız olacaktır. Bu, planladıklarınızı hayata geçirebileceğiniz bir strateji olacaktır.

  • Nişinizi tanıyor ve artık neden bu işi yaptığınızı biliyor musunuz?
  • İdeal okuyucunuzun kim olduğunu ve onların neler aradığını biliyor musunuz?
  • Onlara verebileceğiniz değerin farkında mısınız?
  • Onlara farklı bakış açıları sunabiliyor musunuz?

Tüm bu sorulara cevaplar bulabiliyorsanız bir içerik stratejisi oluşturmak sizin için oldukça kolay olacaktır. Bir içerik stratejisi motivasyonunuzu korumanızı ve hedefinize doğru ilerlemenizi sağlayacaktır. Bir içerik stratejisi oluşturmaya hazırsanız aşağıdaki başlıkları takip edebilirsiniz.

1. Hedef Belirlemek

Blog içeriğiyle elde etmek istediğiniz şey nedir? Okuyucu çekmek veya trafik çekmek mi? İnsanların e-posta listenize kaydolmalarını sağlamak mı? Yazdığınız bir kitabı indirmelerini veya farklı kaynaklara göz atmalarını sağlamak mı?

Bu hedef blog açarken belirlediğiniz hedefe göre değişkenlik gösterebilecektir. Ancak başlangıçtan itibaren bu şekilde bir hedefe sahip olmak değerlidir. Çünkü başlangıçta çeşitli kararlar alabilme şansına sahip olursunuz ama işiniz büyüdükçe bu tür kararlar verme şansınız azalacaktır.

2. Okuyucuları Tanımak

Blogunuzda başarılı olup olamayacağınızı belirleyen en önemli kriter okuyuculardır. Onlar için yazarsınız ve onlar tarafından anlaşılmak istersiniz. Kim için yazdığınız en az ne yazdığınız kadar önemlidir. Kendinizi iyi bir okuyucu olarak tanımlarsanız en azından bir tane garanti okuyucuya sahip olmuş olursunuz.

Buna rağmen ne olursa olsun araştırma yapmak her zaman önemlidir. Burada en önemli başlangıç yolu bellidir. Okuyucularınızın demografik ve psikografik bilgilerine sahip olmanız gerekmektedir. Demografik bilgiler yaş, cinsiyet, konum, yaptığı iş gibi şeylerdir. Psikografik bilgiler ise değerler, ilgi alanları, davranışlar ve inançlar gibi şeylerdir.

Tüm bu bilgilerin olduğu bir şablon oluşturduğunuz zaman ideal okuyucu için bir karakter ortaya çıkartmış olursunuz. Örneğin Adem adını taşıyan birisi için blog açtığımızı düşünelim. Adem 30-40 yaşlarında, evden çalışmayı seven ve Ankara’da yaşayan birisi olsun. Adem aynı zamanda organik gıdalara önem vermektedir. Bu noktada aklınıza şu gelmelidir: Ahmet online olarak ne arayacaktır?

  • Google veya Pinterest’te tarif arayacak mıdır?
  • Facebook kullanmaya çok meraklı mıdır?
  • Niş topluluk sitelerini ve forumlarını takip ediyor mudur?
  • Diğer yemek sitelerine yorumlar yapıyor mudur?

Açacağınız blog Adem için değer oluşturmak zorundadır. Ancak bunu anlayabilmek için ideal okuyucunun kim olduğuna ve bunların nerelerde vakit geçirdiklerine karar vermeniz gerekmektedir. Tam olarak emin değilseniz birden fazla ideal okuyucu profiline sahip olmayı deneyebilirsiniz. Sadece oluşturacağınız karakterlerin çok geniş olmamasına dikkat etmelisiniz.

3. Temel İçeriklere Karar Vermek

Ne hakkında yazmak istediğinize karar vermek söz konusu olduğunda size yol gösterecek birkaç konuya sahip olmak çok önemlidir. Bunlara temel içerik adı verilmektedir. Bu tür içerikler blogunuzun mimarisi için temel niteliğinde olacaklardır. Örneğin bir kişisel finans blogu açacaksanız şunlar temel içerikleriniz olabilecektir:

  • Kişisel finans ipuçları ve tüyoları
  • Finansal özgürlüğünü bulmuş kişilerle röportajlar
  • Finansal sektör haberleri hakkında kişisel görüşleriniz
  • Kişisel finansın temel kriterleri
  • Borçları hızlı bir biçimde ödeme yöntemleri

Bunlar blogunuz için temel içerikler durumunda olacaklardır. Bunun anlamı nettir. Her 100 yazıdan 10 tanesi bu kategorilere girmek zorundadır. Hepsinde içerik üretebilmeniz durumunda alanınızda güçlü bir figür olacağınızı bilmelisiniz. Bunun için buna uygun bir strateji geliştirmeyi düşünebilirsiniz.

4. İçeriği Haritalandırmak

Blog açmadan önce yani açılışını yapmadan önce birkaç hazır içeriğe sahip olmak iyi bir fikirdir. Bu isteğe bağlı bir durum olsa bile bunu gerçekleştirdiğiniz zaman gerçek anlamda avantaj elde edeceğinizden şüpheniz olmamalıdır.

Bir sosyal platformda belirli bir kitleye sahip olduğunuzu düşünelim. Artık blog açmaya karar verdiniz. İlk yayınlayacak olduğunuz yazının viral olarak paylaşılma olasılığının olup olmayacağını bilemezsiniz. Dolayısıyla blogunuzu ziyaret edecek insanlara daha farklı şeyler sunmanız gerekebilecektir.

Tavsiyem 30-40 hazır içeriğe sahip olmanızdan yana olacaktır. Blog tamamen açılmadan önce bu kadar içerik sahibi olursanız işinizi kolaylaştırmış olursunuz. Temel içerikler konusunda daha az problem yaşarsınız. Önceden içerik yayınlamak gibi bir yola girmeyecekseniz bu durumda daha ufak başlamalı ve zaman içerisinde büyümeyi düşünmelisiniz.

Hedef kitleniz hakkında daha fazla şey öğrendikçe işiniz çok daha kolay olacaktır. Yazdıklarınız ve yayına aldıklarınız işe yaradığı müddetçe daha güçlü bir ivmeye sahip olacaksınız. Bunu yaparken işinizin eğlenceli geçmesini sağlamak oldukça değerlidir. İnsanlar sizden bir şeyler öğrenmek ve bir şeyler duymak isteyeceklerdir.

İçerik Stratejisi ve İçerik Yönetimi Araçlarını İnceleyin

Bir blog içerik stratejisini bir araya toparlamak kolay bir iş değildir. Ancak size bu konuda yardımcı olabilecek pek çok farklı araç vardır. Bu araçları kullanarak içerik stratejisi düzenleme ve yönetme konusunda daha verimli hareket etmeniz mümkün olacaktır:

  • Trello – Ücretsiz
  • Google Docs – Ücretsiz
  • Google Calendar – Ücretsiz
  • CoSchedule – Ücretli

Trello ve Google Docs araçlarını bir arada kullanarak içerik yönetimini başarılı bir şekilde idare edebilirsiniz. Trello görsel olarak oldukça doyurucu olduğu için görevlerinizi halletmeniz çok kolay olacaktır. Onu Google Docs gibi bir araçla birleştirerek ekstra kullanışlı bir hale getirebilirsiniz.

İçerik yönetimini kolaylaştırdığınız zaman yazma aşamasındaki işlerinizi çok daha hızlı ve etkileyici bir biçimde halletme fırsatı elde etmiş olacaksınız. Anahtar kelimeleri, başlıkları, açıklamaları, içeriklere yapılacak ilaveleri ve çok daha fazlasını içerik yönetimi araçları sayesinde daha etkileyici olacak şekilde yönetebilecek ve iş yükü konusunda verimliliğinizi üst düzeye çıkarabileceksiniz.

8. Yayın Takvimine Bağlı Kalmak

Okuyucuların düzenli olarak blogunuza geri gelmesini istiyorsanız onlara bir sebep sunmalısınız. Başarılı bir blog açmanın en önemli noktalarından birisi sürekliliktir. Hem yazma hem de okuyucu çekme açısından belirli bir sürekliliğe sahip olmanız gerekmektedir.

Sürekliliğin önemli olmasını sağlayan birkaç önemli sebep vardır. Öncelikle sürekli yazmak okuyucularda bir beklenti oluşturmanıza neden olacaktır. İnsanlar blogunuzu yeniden ziyaret etmek için bir fırsat bulacaklardır. Sürekli yazmak demek düzenli olarak yayın yapmak anlamına geleceğinden sizin için bir alışkanlığa dönüşebilecektir.

Sürekli ve düzenli olarak yayın yapmak okuyucuların gözünde hangi tür içeriğin işe yaradığını anlamak için değerlidir. Haftada 4-6 içerik yayınlamanız durumunda blogunuzu başarılı bir şekilde büyütebilirsiniz. Bu rakamın üstüne çıkmak gerçekten çok sıkı çalışma gerektiren bir iştir. Tam zamanlı olarak blog yazmayla uğraşmıyorsanız zorlanabilirsiniz.

Bir blog açtıktan sonra onu başarıya ulaştırmak için yayın takvimine ihtiyacınız olacaktır. Bu yayın takvimine sımsıkı bağlı kalmak zorunda olduğunuzu bilmelisiniz. Belki onlarca farklı fikir ve onlarca farklı yazı türüyle okuyucuların önüne çıkmak istiyor olabilirsiniz. Ama ne olursa olsun yayın takvimine bağlı kalmak çok önemlidir.

Yayın takvimine bağlı kalırken mükemmel olmak gibi bir gayeye sahip olmamalısınız. İşleri iyi yapmaya çalışmanız yeterlidir. Bunun için yazı takvimine ve aynı zamanda yayın takviminize bağlı kalmanız problemi çözmeniz anlamına gelecektir.

Her ay birkaç saatinizi mutlaka yazı takvimi ve yayın takvimi hazırlamaya ayırmalısınız. Google Docs kullanarak bunu kolayca halledebilirsiniz. Yapmanız gereken işleri sımsıkı bir biçimde takip etmektir. Bu işe ne kadar zaman ayırırsanız başarılı olma şansınız bir o kadar yüksek olacaktır.

9. Ücretsiz Fotoğrafları Kullanmak

Yeni yazdığınız blog yazısında yayınla butonuna basmadan önce dikkate almanız gereken son bir adım vardır. Araştırmalar belirli bir görsele sahip olan içeriklerin görsele sahip olmayan içeriklere göre daha fazla ön plana çıktığını göstermektedir. Bu aynı zamanda Twitter ve Facebook gibi sosyal ağlarda paylaşım yaparken de geçerli bir durumdur.

Basit bir biçimde yazınıza görsel elementler eklemek görüntülenme olasılıklarını iki katına çıkaracaktır. Bu sayede daha fazla paylaşım elde edebileceksiniz. Bu aynı zamanda daha fazla görünüm elde etmeniz anlamına gelecektir.

Blogunuzdaki içeriklerin öne çıkmasını sağlamak için elbette çeşitli imkanlara sahip olmanız gerekmektedir. Öncelikle sürekli olarak farklı fotoğraflar kullanmak zorunda kalacaksınız. Bu, blog içeriklerine fotoğraf yerleştirmek için bir fotoğrafçıyla birlikte çalışmanızı gerektiren bir durum olabilecektir. Ancak bu kadar ileri gitmenize gerek yoktur.

Ücretsiz Blog Fotoğrafı Kaynakları

Blog yazılarınıza görsel elementler eklemenin en kolay yollarından birisi fotoğraf kullanmaktır. Daha önce stok fotoğrafçılık ile ilgili bir şey duymamış olabilirsiniz. Stok fotoğrafçılık sizin için günü kurtaracak çözümdür. Basit bir biçimde bir stok fotoğraf servis sağlayıcısından elde ettiğiniz telifsiz görselleri blog yayınlarında özgürce kullanma şansı elde edersiniz.

1. Unsplash

Unsplash, blogunuz için tamamen ücretsiz, kullanıcı tarafından yüklenen fotoğrafları bulabileceğiniz en iyi online kaynaktır. Unsplash’e yüklenen her fotoğraf belirli bir kalite kontrolünden geçtiği için korkunç düzeyde kötü olan fotoğraflarla karşılaşma olasılığınız oldukça az olacaktır.

Unsplash fotoğrafları ücretsiz bir biçimde kullanmanıza izin verir. Bu nedenle fotoğrafın sahibi olan kişiye atıfta bulunmanız şart olmayacaktır. Genel olarak bu bir öneridir ama yapmak zorunda olmadığınızı bilmelisiniz. Unsplash ücretsiz blog fotoğrafçılığı için en iyi seçeneklerden birisidir.

2. Death to Stock

Biraz daha özel bir şeyler arıyorsanız ve biraz para harcamak istiyorsanız Death to Stock size her hafta blogunuzda kullanabileceğiniz ücretsiz resimler koleksiyonu gösterecektir. Ayda sadece 12$ karşılığında premium özelliklere sahip olarak 2.000’den fazla profesyonel fotoğrafa erişme şansınız olduğunu bilmelisiniz.

3. Depositphotos

Blogunuzda kullandığınız fotoğrafların daha özel olmasını istiyorsanız Depositphotos size yardımcı olabilecektir. Belirli bir ücret karşılığında alacağınız üyeliğiniz ile sınırsız sayıda ücretli stok fotoğrafa ulaşma şansınız olacaktır. Böylece herkesin kullandığı görselleri kullanmak yerine daha özel görseller kullanabileceksiniz. Hemen Depositphotos adresini ziyaret ederek seçeneklere göz atabilirsiniz.

4. Pixabay

Kaliteden ziyade daha fazla görsele erişmek istiyorsanız Pixabay ücretsiz olarak kullanabileceğiniz 1.5 milyon fotoğrafa sahip bir platformdur. Burada fotoğraf, video, illüstrasyon ve vektör grafikleri gibi çeşitli görsel elementler bulabilirsiniz. Bunların çoğu diğer ücretsiz veya ücretli stok fotoğraf sitelerindeki görseller kadar kaliteli değildirler. Ancak biraz derinlemesine araştırma ile kaliteli fotoğraflar bulabilirsiniz.

5. Diğer Kaynaklar

  • Wikimedia Commons – 21 milyon fotoğraf ve görsel bulabileceğiniz oldukça geniş kapsamlı bir adrestir. Nitekim kalite konusunda beklentinizi karşılayan fotoğraflar bulmakta zorlanabilirsiniz.
  • Pexels – Pixabay ve Unsplash ile benzerlik gösteren bir platformdur. Fotoğrafların kullanımı ücretsizdir. Kaliteli fotoğraflar arıyorsanız burayı ziyaret edebilirsiniz.
  • FreeStocks – Platformda bulunan tüm görsellerin kullanımı ücretsizdir. Görsel kaynağı açısından biraz daha sınırlıdır ancak zaman zaman diğer büyük adreslerde bulamadığınız türde görselleri burada bulabilirsiniz.

Ücretsiz Blog Tasarımı Kaynakları

Stok fotoğraflara ek olarak blog yazılarındaki görsel elementleri düzenleyebileceğiniz ve çeşitli farklı görseller kullanabileceğiniz daha kapsamlı tasarım kaynakları bulunmaktadır. Ücretsiz blog tasarımı kaynakları sayesinde Photoshop bilgisine sahip olmadan dahi çeşitli görseller tasarlayabilecek ve bunları hem blog yayınlarınızda hem de sosyal medya hesaplarınızda paylaşma şansı elde edeceksiniz.

1. Canva

Canva, 2012’den beri var olan inanılmaz derecede geniş özelliklere sahip bir ücretsiz tasarım aracıdır. Blogunuz için ihtiyacınız olan hemen hemen tüm tasarım ögeleri, Pinterest, Twitter ve Facebook sosyal medya gönderilerinden özel tekliflere kadar birçok şablonu burada bulabilirsiniz.

Canva’nın temel kullanımı ücretsizdir. Ücretsiz hesap sayesinde bir dizi tasarım kaynağına, logoya ve fotoğrafa erişim sağlayabilirsiniz. Blogunuzda değişik ve kendinize özgü görsel tasarımlara yer vermek istiyorsanız Canva sürekli olarak kullanmanız gereken araçlardan biridir.

2. Visme

Visme, blogunuz için özel tasarımlar yapmanıza izin veren ücretsiz bir online araçtır. Hızlı bir şekilde kayıt olduktan sonra blog grafikleri, infografikler, sosyal yayınlar ve daha fazlası için yüzlerce şablon arasından seçim yapabilirsiniz.

3. Noun Project

Tasarım konusunda kendi başınızın çaresine bakabileceğinizi düşünüyorsanız ve sadece belli başlık ikonlara ihtiyacınız varsa Noun Project aradığınız doğru adrestir. Platformda 1 milyondan fazla ikon yer almaktadır. Bu ikonları ücretsiz bir biçimde kullanarak blog yazılarınızda fark yaratabilirsiniz.

10. Blog Açmak: Sıkça Sorulan Sorular

Bir blog açmak isteyen kişilerin her gün onlarca soru sorduğunu söyleyebilirim. Gelen sorulardan bazılarını (en sık sorulanları) bir araya getirerek cevaplamaya çalıştım. Bir blog açmak için kafanıza takılan bazı sorular varsa bunları yorum yaparak bana ulaştırabilirsiniz. Şimdi sizi blog açmakla ilgili sıkça sorulan sorularla baş başa bırakıyorum.

Blog Nedir?

Blog, düzenli olarak güncellenen ve genellikle okuyucu çekmek ve bir tür hedefe ulaşmak amacıyla genellikle gayrı resmi veya sohbet tarzında yazılmış içeriklerin sık sık yayınlandığı bir sitedir. Bu yüzden blog açmak isteyen kişilerin asıl amacı düzenli olarak yazmak ve bilgi paylaşmak olmalıdır.

Ücretsiz Blog Açmak Mümkün Mü?

Blog açmak konusunda kararınız kesin ise bu işin maliyetini öğrenmek isteyebilirsiniz. Bugünlerde blog açmak için gerekli olan maliyet oldukça düşüktür. Hatta tamamen ücretsiz bir biçimde dahi blog açabilecek olduğunuzu bilmeniz gerekmektedir.

Medium, Tumblr ve Blogger gibi platformları kullanarak ücretsiz blog sahibi olabilirsiniz. Blog açmak sizin için bir hobiyi yerine getirmek ise bu platformlar tek başlarına yeterli olacaktır. Ancak blogdan para kazanmak gibi bir hedefiniz varsa bunun pek yeterli olmayacağını söyleyebilirim.

Blogdan para kazanmak istiyorsanız Hostinger gibi bir yerden hosting ve alan adı satın almalısınız. Ücretsiz platformlar ve ücretli platformlar arasında kararsız kalıyorsanız aşağıdaki maddeleri gözden geçirip kararınızı kendi başınıza verebilirsiniz:

  • Ücretsiz platformları seçerseniz blogunuzun kontrolü konusunda sınırlı imkana sahip olursunuz.
  • Ücretsiz platformların birçoğu para kazanma konusunda sınırlamalara sahiptir.
  • Daha iyi bir hizmet almak için yükseltme yapmak tam anlamıyla bir problemdir.
  • Bir şeyler ters gittiğinde alacağınız destek oldukça sınırlı olacaktır.
  • Ücretsiz blog hosting hizmetlerinde hizmet sonlandırması ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

Blog açmak için planınızı en başından doğru şekilde yapmalısınız. Ücretsiz bir biçimde blog açmak çok kolay bir işlem olsa bile uzun vadede problem yaşamanız anlamına gelebilecektir. Bu nedenle başlangıçta ufak miktarda yatırım yapmayı göze almanızı öneririm.

Ücretsiz Blog Nasıl Açılır?

Ücretsiz bir biçimde blog açmak istiyorsanız bunu yapabileceğiniz çok farklı yollar vardır. Medium, Tumblr ve Blogger gibi platformlarda hemen ücretsiz bir blog sahibi olabilirsiniz. Buralarda yazma becerilerinizi geliştirebilirsiniz. Özellikle blog sizin için bir hobi durumunda ise buralar size yeterli olacaktır.

Ancak uzun vadeli bir çözüm peşindeyseniz ve blogdan para kazanmak istiyorsanız başlangıçta yatırım yapmanız çok daha doğru olacaktır. Hostinger gibi bir yerden hosting ve alan adı satın almalısınız. Başlangıç fiyatlarının oldukça ideal seviyede olduğunu söyleyebilirim. Kendi adınızı kullanarak bir blog sahibi olmak istiyorsanız yapmanız gereken tam olarak budur.

Blog Açmak İçin Başlangıç Maliyeti Nedir?

Bu rehberde sunmuş olduğum adımları takip etmeniz durumunda başlangıç maliyetiniz oldukça nettir. Hostinger üzerinden hosting satın aldığınız zaman alan adına para ödemezsiniz. Sadece alan adı gizlilik özelliğine ve hosting planına para ödemeniz gerekecektir. Bu da 1 yıllığına ortalama 250-300 TL arası bir maliyet demektir. 1 yıl sona erdiğinde bu maliyetleri yeniden gözden geçirmeniz gerekmektedir.

Blog açmak ve düzenli olarak yazmak için bilgisayar satın almayı falan düşünüyorsanız elbette bunlar ekstra masraf olacaktır. Ayrıca premium temalar kullanmak istiyorsanız bunların da birer maliyeti olacaktır. Blog açmak ve her şeyi ücretsiz olandan kullanmak istiyorsanız size maliyeti 1 yıllık 250-300 TL gibi bir rakam olacaktır.

Blog yazarlarını üç farklı kategoriye ayırmak mümkündür. Tam olarak maliyetinizi hesaplamak istiyorsanız size bu işin başlangıç maliyeti konusunda çok daha net bir biçimde yardımcı olabilirim. Öncelikle aşağıdakilerden hangisinin sizi tanımladığını belirlemelisiniz:

  • Hobi Olarak Blog Yazarlığı – Sadece bir şeyler paylaşmak için yapılan blog yazarlığı biçimi.
  • Ek İş Olarak Blog Yazarlığı – Standart işe ek olarak yapılacak blog yazarlığı biçimidir. Temelde hedef para kazanarak bir iş kurmaktır.
  • Tam Zamanlı Blog Yazarlığı – Blog yazarlığını tam zamanlı bir iş olarak yapmaktır.

Yeni başlıyorsanız ve yeni blogunuzu sıkı bir bütçede tutmak istiyorsanız daha yüksek planlara geçmek mantıklı olduğu zaman zaten ufak ufak gelir üreten bir bloga sahip olmuş olacaksınız. En iyi eklentileri, en iyi hosting paketlerini, en iyi temaları ve en iyi ek servisleri tek tek düşünmeniz gerekecektir. Yukarıda bahsettiğim tanımlamalara göre başlangıç maliyetleriniz şu şekilde olacaktır:

  • Hobi Olarak Blog Yazarlığı – 250-300 TL
  • Ek İş Olarak Blog Yazarlığı – 400-500 TL
  • Tam Zamanlı Blog Yazarlığı – 5.500 – 6.000 TL

Blog Yazarları Para Kazanır Mı?

Evet, blog yazarlarının bir şekilde para kazanması mümkündür. Blog yazarları farklı para kazanma yollarını takip ederek para kazanabileceklerdir. Blogdan para kazanmanın en iyi yollarından biri satış ortaklığı tanıtımları yapmak, görüntülü reklamcılığı kullanmak, sponsorlu içerikler yayınlamak, serbest iş fırsatlarını değerlendirmek ve kendi ürün veya hizmetleriniz satmak şeklindedir.

Ayrıca bazı blog yazarlarının bulundukları sektörlere göre ek gelir elde etmeleri mümkündür. Bu tür blog yazarları kendilerine sunulan ücretsiz ürünlerden yararlanabileceklerdir. Bu seçilmiş olan nişe gerek göre değişkenlik gösteren bir durumdur. Bunun her niş için geçerli olmadığını bilmelisiniz.

Blog Yazarları Nasıl Para Kazanır?

Bir blog yazarı olmak ve aslında bunun için ödeme almak çok farklı iki şeydir. Bir blog başlatmak ve birkaç ay gibi kısa bi sürede uygulayabileceğiniz çeşitli para kazanma yöntemlerinden ödeme almaya başlamak çok gerçekçi bir hedef gibi görünse bile çoğu blog yazarı blogundan hayat değiştiren miktarda gelir elde edememektedir.

Bir blog yazarı olabilmek için tek yapmanız gereken ilk blog yayınınızı ücretsiz bir bloglama platformunda veya kendi barındırdığınız blogda (benim önerim budur) yayına almaktadır. Bunu yaptığınız zaman blog dünyasına giriş yapmış olacaksınız. Şimdi blogunuzdan para kazanmak için bir ton farklı seçeneğe sahipsiniz.

Görüntülü reklam ağlarına katılabilirsiniz. Okuyuculara ulaşıp satış ortaklığından para kazanabilirsiniz. Serbest çalışarak veya danışmanlık yaparak para kazanabilirsiniz. Online kurslar ve eğitimler sunabilirsiniz. Fiziksel ürünler, hizmetler veya yazılımlar satabilirsiniz. Daha pek çok şey üzerinden blog yazarlığıyla para kazanabilirsiniz.

Blog Yazarı Ne Kadar Para Kazanır?

Blog yazarlarının kazandığı gelir büyük ölçüde değişkenlik göstermektedir. Blog yazarlarının çoğunluğu özellikle ilk günlerde çok az kazanmaktadır. Bunu yılda 6.000 TL’den daha az olarak düşünebilirsiniz. Sitenizin trafiği arttıkça blogdan para kazanma fırsatınız çok daha fazla olacaktır. Zaman içerisinde aylık 10.000 – 20.000 TL kazanabilecek hale bile gelebilirsiniz.

Bir yılda yaklaşık 150.000 – 500.000 TL kazanan blog yazarları vardır. Blog geliri, yayınlanan sponsorlu yazıların sayısına, trafiğe ve satış ortaklığı çalışmalarınıza göre değişkenlik gösterecektir. Ne kadar iyi performans gösterirseniz bir o kadar fazla kazanç sağlayabilirsiniz. Ücretli online kurs satışlarındaki öğrenci sayınız dahi kazandığınız miktarı etkileyebilecektir.

Çoğu blog yazarı her yıl blogundan bu kadar yüksek miktarda para kazanmamaktadır. Bu rakamlardan daha az ve daha fazla kazanan insanlar vardır. Bir blog açmak ve birkaç ay içerisinde para kazanmak mümkündür. Kazançlı bir blog açmak, kazanan alışkanlıklar oluşturmak, okuyuculara ulaşmak ve onlarla birlikte para kazanmanın yollarını bulmak asıl önemli olan durumdur.

Yeni Başlayan Blog Yazarları Nasıl Para Kazanırlar?

Yeni başlayan blog yazarları, serbest çalışarak veya müşterilere danışmanlık yaparak çok sayıda okuyucu gerektirmeyen çeşitli kaynaklar sayesinde para kazanmaktadırlar. Sektörünüzde deneyimli olmanız durumunda çeşitli konferanslarda konuşmacı olabilir, bire bir koçluk yapabilir veya dersler verebilirsiniz.

Sponsorlu içerik, satış ortağı promosyonları, okuyucularınıza tavsiyelerinizi satmak ve daha fazlası yoluyla daha fazla para kazanma fırsatı yakalayabilirsiniz. Önemli olan okuyucularınız ile aranızda kurmuş olduğunuz bağdır. Bu bağı zedelemediğiniz sürece yavaş yavaş daha fazla para kazanabilirsiniz.

Ne Kadar Zamanda Blogdan Para Kazanmaya Başlarım?

Blogunuzdan ilk kez bir şey kazanmaktan bahsediyorsanız bu 1 ay gibi kısa bir sürede yapabileceğiniz bir şeydir. Bununla birlikte, daha önemli gelir düzeyine (veya tekrarlanabilir gelir akışlarına) ulaşmaktan bahsediyorsanız 3-6 ay daha gerçekçi bir zaman dilimi olacaktır. Elbette bu blog açmak ve sonrasındaki işleri doğru yaptığınız (rehberimi takip ettiğiniz zaman) yapabileceğiniz bir şeydir.

Blogdan para kazanmak ve düzenli olarak gelir elde etmek bu konuda ne kadar uzun süre çaba gösterdiğinize göre değişecek bir iştir. Blogunuzda ne kadar çok içerik yayınlarsanız, sitenizin otoritesi o kadar fazla olur. Daha fazla okuyucu kazanırsınız ve kazandığınız okuyucular sayesinde daha fazla para kazanma fırsatı elde edersiniz.

Kişisel Blog Nasıl Açabilirim?

Kişisel bir blog açmanın ilk adımı blog açarak ne yapmak istediğinize karar vermektir. Hobi olması için bir blog açacaksanız Medium, Tumblr ve Blogger gibi platformları tercih edebilirsiniz. Tüm bu platformlar ücretsiz bir biçimde size blog sahibi olma fırsatı sunacaktır.

Hostinger gibi bir şirketten kendi hosting planınızı ve alan adınızı satın alıp WordPress yükleyerek yine bir kişisel blog sahibi olabilirsiniz. Bu tür bir kişisel blog sahibi olduğunuz zaman ise hiç kuşkusuz para kazanma konusunda çok daha fazla seçeneğe sahip olursunuz.

Blog Nasıl Açılır?

Blog açmak oldukça kolaydır. Yeni başlayanlar sadece bir hafta içerisinde bir blog açıp ilk yayınlarını yapacak hale gelebileceklerdir. Buradaki rehberde her şeyi adım adım anlatmaya çalıştım. Bu adım adım rehberimi takip ederek sadece 1 hafta içerisinde para kazandıran bir blog sahibi olabilirsiniz.

Bu Devirde Blog Açmak Ne Kadar Doğru?

Elbette. Bugün blogundan aylık 20.000 – 60.000 TL kazanan insanlar var. Bu tür insanlar için blog demek hayatta kalmaları için gereken iş demektir. Her geçen gün daha fazla insan blog açmaya daha istekli olmaktadır. Bunun sebebi insanlara özgürce para kazanma ve kendi paralarını yönetme konusunda çeşitli fırsatlar sunmuş olmalarıdır.

Bir gün kazançlı bir iş haline getirmeyi ümit ederek tam gün işinizin yanında bir blog oluşturabilirsiniz. Alternatif olarak farklı bir hedef için blog oluşturmayı düşünebilirsiniz. Blog oluşturmanın en iyi yollarından birisi kitle oluşturmaktır. Kitleniz olduğu zaman her zaman daha fazla para kazanacağınızı unutmamalısınız.

Sonuç

Blog açmak heyecan verici bir iştir. Ama tüm seçenekleri göz önünde bulundurmak ve adım adım bunları takip etmek zor bir iştir. İnsanların yazdıklarınızı okumalarını istiyorsanız onlara bir neden vermek zorunda olduğunuzu bilmelisiniz. Bu sayede blog açarak başarılı olabilirsiniz.

Heyecan verici içerikler yazın. Alanınızdaki insanlarla bağlantı kurun. Bunları yaptığınız zaman trafik, para ve istediğiniz diğer şeylerin fırsatları önünüze çıkacaktır. Blog açtıktan sonra çok şeyle uğraşmanız gerekecektir ama işleri doğru bir biçimde yaptığınız zaman buna değeceğinden emin olabilirsiniz.

Bir blog açmak için neler yapmanız gerektiğini anlatmak için bu geniş kapsamlı rehberi hazırladım. Çünkü bir blog açmak hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biriydi. Blog açmak benim hayatımı değiştirdi diyebilirim.

Umarım artık bir blog açmak için kendinize olan güveniniz yerine gelmiştir. Sadece 1 hafta içinde bir blog açmak için yukarıdaki adımları takip etmeniz yeterli olacaktır. Sizi başarıya götürecek olan yol bellidir. Size düşen şey ise sadece onu takip etmektir.

Timur Demir

Merhaba. Ben Timur Demir, 28 Yaşında Muğla'da yaşıyorum. Her zaman Paylaşmayı Misyon, bilgiyi en değerli hazine olarak görmeyi ise Vizyon edindim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı